Eriseydim aksaydım ellerine
Usul usul
Bir roman gibi bitiverseydim
Belli belirsiz düşündürseydim
Yine sana
Soluveren romanın kahramanlarını
Bir dağ başındayım yine
Tek başına, yine
Ve rüzgar vuruyor yüzüme
Yalnız bana, yalnız benim yüzüme
Etraf ıssız belki kurt belki çakal patırtısıdır
ormanda uğuldayan
Günler, aylar yahut yıllar geçer,
İnsan sunulandan elbet birini seçer,
Geçmiş de olduysa gelecekten beter,
Unutulur geçmiş beklenir artık ecel.
Artık üşümüyorsan kapalıysa tepen,
Savaş naraları atanlar
Üzerlerine mermi yağdığında
Dostları yanlarında kan kustuğunda
Anlayacaklar, geç olacak.
Sesi doymuş adamlar
Kulaklarıma fısıldıyor
Ayak seslerini
Eskimiş dünyamızın
Dünya yenilenmez
Yavrum diyor biri
İzlemek geceleyin
Melih Cevdet şiirleriyle
Çepeçevre sarmak
Yorgun göz kapaklarını
Özlemek
Öpüp uyandıramamanın
Kağıt, değersiz buruş buruş
Göz yaşlarıyla yıkanmış, ıslak
Ve alabildiğine boyanmış
Siyah bir mürekkeple
Ve terk edilmiş kapkara bir yalnızlığa
Değmezmiş onun için kesilen ağaca
Ölüyorum sanma
Hani kalktım mı şöyle
Sirkeledim mi üstümü
Dünya filizlenir parmak uçlarımda
Genç fidanlar gibi
Koynunda bir öğretmenin
Elbet bu çileli günler de bitecek
Doğacak güneş
Açacak çiçekler
Yeniden bahar gelecek
Ben yine bilemeyeceğim baharın kıymetini
Yine boşa geçireceğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!