Vicdanı olmayan, ne bilir insan kıymeti
Acımadan verir, ölüm fermanı
Zenginden sorulacak, fakirin hesabı
Haksız kazanç, yel olur uçar
Yaşlı, akşam ne yediğini bilmez
Kızdırmaya gör, insanı
Gülüşünü sırtlana, zekanı tilkiye
Sevilirsen aslana, kızdırırsan yılana
Kabalaşırsan, ayıya
Düşman kim? vuran vurduran kim?
Kör dövüşü sanki,kızılca kıyamet dünya
Neden patlatır insan kendini, ne kazanır
Beyinleri keşfedeli, oynuyorlar ayarlarla
Ne de güzel yaratılmışız,bir fabrika gibi içimiz
Üstü kaplanmış, et ve deri ile renk, renk
Gözler ayakta, bacakta değil
Yönetime yakın bir yerde,renk, renk üstelik
Ben olmak kolay değil, ben olmak için
Hep, geceyi yaşamak, alev, alev yanmak, gerek
Ben olmak için, açık yaraya tuz, basmak
Hep kışı yaşamak, baharı görmemek demek
Her şey konuşuyor dinlemesini bilirsek
Çiçek boynunu büküyor susayınca
Bildiği, gördüğünü okuduğunu görüyor insan rüyasında
Kimi koku ile öğretiyor, kimi rüzgarla
Bulutlar konuşuyor şekil şekil
Gökyüzünde köpük, köpük beyaz bulutlar
Üzerinde, yatasım gelir
Lakin kaldırma kuvveti yok
Her güzelin, düşme peşine
Hevesin, felaketin olur
Hiç uğraşma, boş yere
Kimse değişmez senin dilemen ile
Ya sen değiş, ya terk et orayı
Her insan kendinde aramalı hatayı
Hatasız kul yok
İlim bilim dediğin,kopya çeker alemlerden
Uçağın iniş takımlarını baykuştan
Anesteziyi sivrisinekten, gömmeyi kargadan,
Ormanları herk edip çoğaltmayı domuzdan
Yorgun yüreğim avuçlarımda şimdi,titriyor korkudan
Değer bilmezin elinde olmuş oyuncak
Söz verdim yüreğime,ezdirmeyeceğim zalimlere
Kurdun kuşun rızkını veren var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!