Eylül yine hüzün doğuruyorsun...
Sözün olsun bir dahaki gelişinde,
umut getir,masmavi bulutlara iliştirilmiş sevda tınıları çal...
Ben beklemeyi çok iyi bilirim,ahde vefayla gel senide beklerim...
Huzur neydi!
Anne karnında ki günlerim miydi,
Bir ağlamakla dünyaya gelmek,
Huzura veda etmek miydi.
Bugünüm yarınım hep arayış mı olacak,
Söylesene hafız..
Kalabalıklarda susmak kaybolmak nedir bilirmisin,
Canın yanıp dudağının kenarına masum bir buse bıraktın mı,
İçinde fevaranlar nefes nefeseyken,
Acı acı yutkundun mu...
Ağlamak için gözden yaş mı gelmeliydi
Gözler sızılı kirpikler kuru
Yüreğim göğsüm de titriyor
Ben diyorum yâr ben,hep ağlıyorum.
Günlerden hiçlik saatlerden ziyan
Şiirmi geceye düştü.
Gecemi şiire bilinmez.
Bilinmezliğin yalnızlığın yine en koyusundayım.
Ne çok ahlarım iç çekişlerim varmış benim!
İçim acıyor tam şurası yüreğim!
Gecenin sessizliği kulaklarımı sağır ediyor,
Hüzün bürünmüş çehreme,
Acının tüm renklerini ilmek ilmek işledim.
Yokluk nedir bilir misin!
Sevda sen bende imkansızdın,
Fırtınalı bir havada gökkuşağını beklemekti benim ki,
Çöllere ekmiştim imgelerimi,
Bir damla yağmur bile düşmesi imkansızdı.
Yetişkin ruhum da bir çocuk masalıydı sevda,
Bak yâr sensiz geçiyor ömür,
Gelmeyen vuslatlar da özlem saudade,
Tutamadığın her sözün ardından,
Seni saçımın her teline bir bir astım.
Gecikme gel hadi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!