Çok uzun zaman oldu diyemeyeceğim, çünkü hiçbir zaman beynimin içindeki sesleri susturamadım.
Tek yapmadığım şey onları kağıda dökmek oldu, bu yüzden içimde sallanıp durdular.
Yeri geldi umursamadım yeri geldi insanları söylediklerini anlayamadım.
Bu yüzdendi boş bakışlarım, bu yüzdendi sessiz kalışlarım.
İçimdeki sesleri susturamadığım için etrafımda olup bitenden haberim yoktu.
Bazen o kadar uzaklaşıyorum ki, kendi varlığımı unutuyorum.
İçim içime sığmıyor..
Bağıra bağıra özledim demek istiyorum.
Kimsenin anlayamadığı bu sevgiyi dışarı atmak istiyorum.
Sakın yanlış anlama, tutunabileceğim tek dal olduğun için değil bu sevgim.
Sırtımı yaslayabileceğim kocaman bir çınar olduğun için..
Ama ben hep senin gölgende kaldım, sırtım boşlukta.
Her görüşümde biraz daha azalıyor içimdeki seni unutma isteği. Yapamayacağımı anlıyorum. Savunmasız bir hal alan duygularımın yanı sıra, sana karşı cephe alan tüm ordularımı tek tek öldürüyorum.
Ölüyorum..
Küçük bir kız çocuğu misali kalbim marmaranın orta yerinde.
Çırılçıplak ayaklarıyla koşuşturuyor gözlerinin kıyısında.
Ellerini açmış bir Tanrıya taparcasına sana, bakışlarını kaçırarak eğiliyor mükemmeliğinin önünde.
Sevgi dileniyor senden başka bir şey değil anla,
Yazmak bile istemiyorum aslında.
Yapabildiğim tek şeyden vazgeçmek üzereyim, vazgeçtiğim her şey gibi.
Yada kaybettiğim her şey gibi diyeyim.
Her gün bir şeyleri unutmaya giderken yarı yoldan geri dönüyorum.
Birini unutmaya calışırken bir diğeri onu tutup önüne geçiyor sanki.
O kadar çoklar ki..
Rüyamdan arda kalan tortularınla beraber uyandım bugünde sevgilim. Yokluğunun verdiği ağrılarla beraber yüzümü yıkamaya çalıştım. Bu birazda olsa kendimi iyi hissettiriyor bana. Senin uzandığın koltukta içtiğim kahve kadar olmasa da.. Ettiğim kahvaltıda yediğim şeyler değildi beni doyuran, daha önce senin bu masaya oturmuş olmandı. Birlikte yaptığımız o kahvaltıyı hatırladıkça, açlığımı hissetmiyorum emin ol.
Çayı bile şekersiz içmeye razıyım hani :)
Neyse, öyle böyle geçiyor işte o sıralar. İçeriye geçip vakit öldürürken bir anda büyük bir ağırlık çöküyor üzerime. İşte o an ellerim telefona uzanıp, rehberdeki adını buluyor. E bundan sonrasında sana gelecek olan mesaj Allahın emri zaten.
'Nasılsın' diyorum en masum halimle. 'Ben iyiyim bebeğim, sen nasılsın' diyor, en iki yüzlü haliyle..
Ah be kurban olduğum diyorum içimden, özledim..
Öyle bir özlem ki bu, sessiz halde adını fısıldayan uzuvlarım sanki birden ağzımdan çıkacakmış gibi hissediyorum. Adını içimde tutamıyorum artık, ağzımdan çıkıp dört bir duvara çarpa çarpa çoğalıyor. Ve sonra adeta savaşa hazır bir ordu gibi geliyorlar üzerime. Savunamıyorum kendimi.. Sakınamıyorum gözlerimi.. Çaresizlikten mi bilemem, dua edercesine iki yana açıyorum ellerimi. Gözlerimden utandığı için midir, oraya gelmeden tek tek düşüyor adın ellerime. 'S' Harfiyle başlayan işkence 'T' Harfiyle son buluyor avuçlarımın içinde..
Benim dünyamda yalnızlıktan kaçış yok.
İnsanlar bir var bir yok, hayal gibi.
İnsanlık tamamen kayıp..
Yaşadığın şeyler anlık, dönüp dolaşıp geleceğin yer yalnızlık.
Bunun anlamı sigaram demek, bunun anlamı ara sıra yanımıza uğrayan kahvem demek.
Dışarı bir uzatsam başımı, bombalar patlayacak.
-Her zaman yanındayım, seni çok seviyorum.
Tik,tak. Tik,tak. Tik,takk..
Uyandı,sabah olmuş.
-Hiç birşey eskisi gibi olmayacak. Kendine iyi bak.
Hı? Yine mi?
Ama ben onu hissettim, rüya olmasına imkan yok.
Biliyorum, ne senin için nede benim için kolay değildi..
Akıldakileri hiçe sayıp aynı yatağı paylaşmak.
Sıkıca tuttuğun elimi, sıyırıp koparmak elinden..
İnsan işte, karşı koyamıyor kalbi attığı zaman, onca engeli yıkıp yaklaşmak istiyor.
Ve yapıyor..
Sonrasında yine pişmanlık gelecek belki ama o gelene kadar mutlu kalmak istiyor..
O yataktan kalkıp gidiyorsan, senden sonra yatacak tüm insanları kabul etmiş olursun.
Senden sonrası bölük pörçük beynimin içinde..
Belki sarhoşluğumdan, belki kalabalıklığından.
Onlarca insan, milyonlarca yalan.
Gördüklerimin bir kısmıydı bu.
Yine huysuzluğum üstümde, sigaram elimde.
Uyuma çabalarıma son verip kalktım en son seninle uyuduğum yatağımdan.
Gözlerimi açıp baktığımda hala bomboş sol tarafı..
Soğuk, umursamaz..
Yüzünü hatırlamaya calısıyorum, o güzel yüzünü..
Saatlerce bakıp iç çektiğim yüzünü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!