bu bilinen bir hüzün değil,
adı konmamış, sesi duyulmamış bir sızı…
gülüşlerim yarım,
sevinçlerim biraz eksik, biraz yorgun.
bir çocuk geçti içimden çıplak ayak,
ellerinde bayram şekeri değil,
suskunluk vardı…
“sevinç dediğin nedir ki,
biraz unutmak,
biraz da hatırlamak değil mi?”
insan en çok hüzünlüyken öğrenir
gülümsemeyi;
bir kırığın içinden sızan ışığı arar gibi.
ve o gün,
bugün bayram dediğin gün,
gökyüzü,
maviye biraz daha fazla sarılır.
kapılar çalınır usulca,
ne gelen vardır ne de giden,
yalnızca hatıralar oturur eşiğinize...
sofralar kurulur eksik,
bir tabak hep boş bırakılır,
adı anılmayanların yerine
sessizlik oturur baş köşeye.
zaman, eski bir mendil gibi
katlanıp konur cebimize,
her açtığımızda
biraz daha buruşuk, biraz daha kederli olur gözler.
ve insan,
her şeye rağmen
birbirine tutunmayı öğrenir,
yarım kalan sevinçlerle...
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 10.04.2026 20:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!