Ecel Şerbeti Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4351

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Ecel Şerbeti

Vade yetişip çatınca, düşeceksin kör tuzağa,
Yıldızların eridiği, ulaşılmaz o uzağa,
İpek kürkler giyinse de, makam mevki sahipleri,
Toprak ona yurt olacak, gömülecek şol toprağa.
*
Kader kalemi çekilmiş, asla kurtulmak olamaz,
Fani beden göçüyorken, hüsran akıp dolduramaz,
Zafer tacı takılmışken, sönmüş umut alevleri,
Mahşer günü terzisinin diktiği kaftan solamaz.
*
Ağır miras taşımaktan, yoruldu hep dizlerimiz,
Söylenmemiş aslı nedir, kayıp gitmiş gizlerimiz,
Çölün kavurucu çağı, içtiğimiz sular zehir,
Tozlu mekan içlerinde, kayboldu tüm izlerimiz.
*
Eşi benzeri bulunmaz, ulu rahman tek bilinir,
Sina Dağı zirvesinde, Musa nuruna sevinir,
Gökyüzünün ufukları, kucaklıyor yıldızları,
İbrahim'e ateş serin, korlar içinden dirilir.
*
Kalbini sakin yaşat ki, acılar canda bitmesin,
Ayrılık vakti yetişse, gözün yaşını dökmesin,
Akıp giden saniyeler, ömürden çalıyor hemen,
Karanlık uçurumlarda, asla boyunlar bükmesin.
*
Böbürlenip gezen şahsa, nasip olmaz ferahlıklar,
Zalimlerin tahtı yıkık, ateş saçar o boşluklar,
Mahkemeler kurulunca, haklı haksız ayrılacak,
Elbet mezara düşecek, ömür süren şu varlıklar.
*
Ecel şerbeti içilip, unutulur tüm meseller,
Mazi olur yaşananlar, uçar gider eser yeller,
Çırak usta farkı kalmaz, odalarda ışık söner,
Toprak altında beraber, susar artık tatlı diller.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 16:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!