Merserize
Duygularla bezenmişsin.
Duruşun,
Robokop misali
Monteli.
Bir yanar
Beyazıt Kapısı'ndan
Kovulur,
Ne varsa hüzünden yana.
Arayıp
Bulamaz insan
Kendini burada.
Metro'dan çıktıktan sonra
Azametiyle Taksim Meydanı;
Dimdik durur karşımda.
Çaktırmadan
Göz kırpar,
Doğduğum günden beri
Günbatımı
Süratle uzaklaşırken
Galata Kulesi'nin eteklerinden;
Akşamın
Kasvetli ve dayanılmaz
Karanlığı
Buz gibi kışın ortasında,
Kaybolmuşluğum var
Buralarda.
Duygular rüzgarı;
Keskin bıçak
Yaralar bütün bedenimi.
Beyoğlu'nun
Arka sokaklarında
Top oynar çocukluğum.
Her mahalle maçında,
Tartışmayla hırpaladığım
Çingene çocuğunu unutur muyum.
Ezilmiş zamanın
Fosilleri uyur
Beyoğlu'nun
Dar sokaklarında.
Fosilleşmiş gecenin
Kırıntıları dolaşır
Beyoğlu'nun
Dar sokaklarında.
Tütsülenmiştir hayaller.
Ağlamaklı,
Beyoğlu;
Duyguların akvaryumu.
Bense,
Zamanın
İstiridye kabuklarından geçen
Lepistes.
Buruşmuş zamandır;
Baliğcilerin
Ellerine teslim ettiği,
Yitik yaşamları süründürür,
İstiklal Caddesi’nin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!