BEYOĞLU’NDA (21)
Odakulenin
Karşı sokağındaki bardan,
Körkütük sarhoş yalpalayarak,
Dışarı zor atar kendini, Hendelin Sarabandesi.
Beyoğlu'nun güzelleri,
Aşkın yalancı yüzleri.
Turaladıkça İstiklal Caddesini
Yakarlar nice yürekleri.
Gitarın tellerinden yayılırken
Gizemli duyguların melodileri;
Pera Cafe'nin
Önünden geçer
Anılar Treni.
Sırtlarım
Beyoğlu’nun,
Bilmem hangi işhanı nın merdiven altı çay ocağında,
Buruşmuş kese kâğıdı misali
Elleri ayakları kir pas içinde, sisli hatıralar;
Uzun tırnakları ile sımsıkı tuttukları sıcacık demli çay bile
Bir teselli vermiyorlar.
Geceler
Beni;
Anılarımıza teslim ettiler.
Sense;
Kayıtsız şartsız teslimsin
Zamana.
Yaşamım;
İpoteğinin altında kaldı.
Duygularımı,
En büyük
Çarmıhlarda geriyorlar.
Gözlerimi oyup,
Öyle bir
Beyoğlu Sevgisi
Yaşar ki içimde;
Kaybetsem bile her şeyimi
Mutlaka bulurum
Kendimi.
Gevrek
Bir dilim simit ile
Demli bir yudum çay,
Oynaşırlarken dilimin üzerinde
Durmaz Taksim Meydanı yerinde,
Oturduğum banktan gıdıklayıp,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!