Hani nerede sopan, çoban?
Gecen gündüzün var mı,
Malının zamanı dar mı?
Kim verdi sana bu uğraşı,
Neden hâlâ anlamadın mı?
Verilmiş omzuna kepenek,
Sanırsın sonsuz olacaksın.
Gün gelir çamurlanır kepenek,
O zaman sahibini hatırlarsın.
Sekiz yetimin bekleşirken,
Neden hâlâ dağlardasın?
Sürü bitene dek ol çoban,
Fazlasını niçin ararsın?
Emanet sürü sürmektesin
Kimin dağında yürümektesin
Dönüp hiç mi bakmazsın?
Neden hâlâ umursamazsın?
Yedi kurt çökmüş izine,
Korkuyorsan niye sınırdasın?
Yanında dört yoldaşın var,
Niçin evlatlarından ıraksın?
Dağlarda çoban dolanırsın,
Koca sürünü sayamazsın.
Söyle, neden utanırsın?
Yetmez mi sana elindekiler;
Gözü doymaz bir hayırsızsın.
Sayarsan ömrün tükenir;
Hâlâ neyin peşindesin?
Başkasının malına bakıp
Neden hüzünlenirsin?
Yetmiyor mu koca sürü,
Senin bütün hevesine?
Çalıp gölgelere kaçarsın,
Saklanırsın kendi nefsine.
Sen nasıl bir çobansın;
İtlerine güvenip yatarsın
Kurt sözünü duyduğunca
İçten içe kudurur ağlarsın
Nafile sözlerim kim ki anlayabilen
Güneş gider, çobanlık biter;
Kime kalır dağlardaki çimen
Ama
Nafile sözlerim kim ki anlayabilen
Selametle, çobandır yoluna devam eden
Can Manifesto
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 19:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!