Dünya denen sahne tek perdelik bir oyun
Öncesi kör sonrası karanlık
Aldanıp iki yok arasına yaşadım diyemem
Unutup gerçekleri yanlışa taç giydiremem
Ömür dediğimiz sahne bir kararsız gölge
Güzelliğini tatmış bir sarhoşum bugün
İçtikçe yanar yüreğim,
İçtikçe kusar zihnim ne kadar içsem,
Sonu gelmez bu bitmeyen güzelliğin
Sensiz bu can; ebedi yokluğa zincirlidir
Kar beyaz bir elbise giydiriyor
Gece vakti şehrin sokaklarına
Karanlığı bölen sokak lambaları
Düğme misali
Beyaz örtünün üstünde
Donuk hikayelerin iki yakasını
Kim bilir kaç mevsim geçti
Yalnızlık dört bir yanıma
Taştan duvar öreli
Heveslerim
Kursağıma esir düşeli
Belli ki kırmışsın asi zincirleri
Yeni rüzgârlara
Yelken açma arifesinde
Yolun başında da olsa
Farklı âlemlere açılmışsın
Kendinden de habersiz bir halde
Dinmeyen asi korkularım
Dünyanın tüm çöllerine
Ayarlı kum saati
Sığmaz içimdeki yüreğe
Hayallerim umuttan bihaber
İçimde; bir masum hal, ilkbahar
Bir deli yaz, bir serseri sonbahar
Beyaz örtüler altında bir karakış
Dört mevsimi yaşatır şiirlerimde
Uçuşan kelebekler sararan bakışlar
Gözyaşı olup da akın ey şiirlerim
Akın da yıkansın aşkın saltanatı
Açılsın zihnimin perde arkası
Dökülsün gözlerden
Sevdayı saklayan bilinçaltı sırları
Dünü toprağa gömdük
Yarınlardan çiçek bekliyoruz
Kokusundan habersiz
“Allah dilemedikçe
Siz dileyemezsiniz” ayetinden
Uzaklaştıkça kaldık çaresiz
Kaybolsam da sırlar perdesinin arkasında
Çıplak bırakamam içimdeki masum çocuğu
Sığınsam da yalnızlığın en kuytu köşelerine
Sağır kalamam
Vicdanımın sessizlikte yakalanan hak sesine




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.