Onlarca yıl öncesiydi
Küçük bir dağ köyünde
Yeni doğan
Bir bebek vardı
Hiç bir şey düşünmezdi
Büyüyüp
Uzayan raylarda gidip gelinen
Bitmeyen yollarda
Tutuşsak da gece gündüz el ele
Yan yana duran iki göz gibiyiz
Ne sen beni görebilirsin
Ne de ben göz göze gelebilirim
Dudaklarında doğuştan mühürlü
Titreyen arzular
Kalbin çarpıyor,
Sesin titriyor
Gözbebeklerin büyüyor,
Hayat uykunun derinliğinde
Dünyadan uzaklaşınca güzel
Kırık hayallerin sarıldığı
Acıların değer katmaktan
Öteye gidemediği yerde güzel
Gece olur gölgemdir ilk giden
Uykuya dalarım ruhum gider
Kalbimde bir telaş
Yutulan haksızlıkları gizler
Tüm gece sessizliğe bürünen
Heveslerim de gün gelir biter
Dünya denen sahne tek perdelik bir oyun
Öncesi kör sonrası karanlık
Aldanıp iki yok arasına yaşadım diyemem
Unutup gerçekleri yanlışa taç giydiremem
Ömür dediğimiz sahne bir kararsız gölge
Güzelliğini tatmış bir sarhoşum bugün
İçtikçe yanar yüreğim,
İçtikçe kusar zihnim ne kadar içsem,
Sonu gelmez bu bitmeyen güzelliğin
Sensiz bu can; ebedi yokluğa zincirlidir
Kar beyaz bir elbise giydiriyor
Gece vakti şehrin sokaklarına
Karanlığı bölen sokak lambaları
Düğme misali
Beyaz örtünün üstünde
Donuk hikayelerin iki yakasını
Kim bilir kaç mevsim geçti
Yalnızlık dört bir yanıma
Taştan duvar öreli
Heveslerim
Kursağıma esir düşeli
Belli ki kırmışsın asi zincirleri
Yeni rüzgârlara
Yelken açma arifesinde
Yolun başında da olsa
Farklı âlemlere açılmışsın
Kendinden de habersiz bir halde




-
Mehmet Faruk Ersoy
-
Ercan Vural
Tüm YorumlarTebrikler sevgili abim kalemine yüreğine sağlık.
Az sözle çok şeyi anlatma sanatı olan şiir... Duygularınızı yazıya döktüğünüz bu çalışmalardan dolayı tebrik ederim.