Gideceğim buralardan
Doğruluklar diyarına
Dönüş yok bilsem de
Yine de gideceğim..
Hesap sual olsa da
Olsun gideceğim yine de
Uğultulu bir rüzgarla birlikte
Dökülen yapraklar gibi dallardan
Süzüldü yaşlar yanaklarımdan
Bakakaldım ardından
Gitme,diyecek oldum
Diyemedim ve sen bakmadın dönüp geriye
Bazen kendimi düşünüyorum da
Omuzlar üstündeyim ve bir tabutta
Derhal kaçıyor bütün dirliğim
Kalmıyor içimde gelecekten hiçbir umutta.
Titriyorum ölümün soğuk yüzüyle
Tutuşturmak yangınları gönlümüzde
Sulamak onu sebil ırmaklarda
Düşüncelerde kenetlenmek sımsıkı
Anlam katmıyor muydu hayatımıza.
Gelecekte yapacaklarımız
Hayal miydi sence?
Adını hiç anmayacağım
Çıkmasa da hiç mi hiç aklımdan
Adını hiç anmayacağım
Gezdiğimiz yerlerde hep
gözlerim dolsa da sağnak sağnak
Adını hiç anmayacağım
Doğduğun kış günü güneş parladı
Melektin Rabbimin bize yolladığı
Aylarca özlemle yolun gözlendi
Hoş geldin bebeğim kucağımıza
Ne ara büyüdün sanki dün gibi
Küçücük tohumlar, büyük doğumlara gebe
Çatlatıyorlar da toprağı, yorulmaksızın
Vurgun yüreğim, hesapsız ölüme göçebe
Kaçıp gidiyor zaman, aşka tutulmaksızın
Meçhule giden, uzunca ve karışık bir yol
Gönül ırmağından sular akmıyor
Çağlayan pınarlar kurumuş artık
İnsanın aç gözü doymak bilmiyor
Hak ile adalet kaybolmuş artık
İnsan eğrinin peşine düşmüşte
Beni kaybettin ya sevdiğim
Acıyorum sana inanır mısın,
Biliyorum
Çok iddialı konuşuyorum ama
Bunu sen de anlayacaksın
Ne zaman mı dersen;
Vicdansızlar, Gazze’yi yakıp yıkmayın
Masumlara zulümden vazgeçin artık
Hayalini kursunlar hür geleceğin
Masumlara zulümden vazgeçin artık
Dünyanın yaşanmaya hiç mi yeri yok




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!