Beni üzsen de hiç kızamam inan
Bambaşka bir aşkla meftunum sana
Gönlümde bir ateş olsa da yanan
Bambaşka bir aşkla meftunum sana
Bir güneş gibi kaybolsan da gece
Değil mi ki Rabbimin ilk emri oku
Kalem ile yazmayı, öğreten odur
Kuranı kalbinde ilmek ilmek doku
Gerçek bilginin, bütün kaynağı odur.
Her bir türlü müşkülün çözümü onda
Bir ekim günü dünyaya geldiğinde
Hazandı mevsim, anı yaza çevirdin
Dünyalar bizim olurdu güldüğünde
Babalık denen şeyi bana bildirdin
Hep düşerdin peşime çıkarken evden
Ne afetti beni bir başka eyledi
Görünce unuttum perişan halimi
Yeni buldum dedim gerçek sevgiyi
Bir daha görmem mümkün mü acaba?
Eskiden sevmiştim hiç sevilmedim
Madem çekip gideceksek
Hiç yaşamamış gibi
Bugün gitsek yarın gitsek ne çıkar
Kurumuş bir ırmak yatağı gibi
Çürüse kemiklerimiz ne çıkar
Bazen bir sel gelir etrafı yıkar
Güzel yüzlü sevdiğim, ceylan gözlüm
Anlamadım bizden niye vazgeçtin
Yemin olsun bütün her şeyi çözdüm
Anlamadım bizden niye vazgeçtin
Beklesen yokuşlar çıkardı düze
Nedir bu arzu, hırs, gayret ve öfke
Ölüm de var biliyorsun değil mi?
Senin olsa bütün mal, mülk ve ülke
Gireceğin kara toprak değil mi?
Hak, hukuk, adalet nedir bilmezsin
Yaşam denilen ne kadar zaman
Bilinmez ölüme kaç dakika var
Dünyanın peşinden koşan şu insan
Olmayacak sanma topraklara yar
Bir yaprak gibi rüzgârla savrul
Küçük tohumlar büyük ağaçlara gebe
Çatlatıyor toprağı yorulmaksızın
Yorgun yüreğim ölüme göçebe
İlerliyor adımlar sorgulanmaksızın
Koşuyor ayaklar dur diyen akla inat
Ben senin peşinden yorulmuşum yollarda
Sen ayrı vagonda ben ayrı vagondayız
Büyük bir ırmak düşün ki derin kanyonda
Sen ayrı kolunda ben ayrı kolundayız
İçimden vazgeçmek geliyorsa da senden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!