Yalnız ve yorgunum
Ama neden, bunu bilmiyorum
Ya da bildiklerimden saklıyorum kendimi
Korkuyorum bütün gerçeklerden...
Yalanlarımla yaşatıyorum kendimi
Bir tabutun soğukluğu içindeyim
Ruhum bedenimle hasbihâl ediyor
Yaz sıcağı ortasında
Kuşlar yine aynı güzellikte
Sesleri hâlâ huzur veriyor
Hüzün çökmüşken bu aylarda
Sana nasıl anlatsam bilmem
İçimde yanan alevi
Her düşen korda ismin heceleniyor Leylâ
Ellerimde sakladığım beyaz sayfalarda
Kalemim senin ismini yazıyor Leylâ
Dağların tepelerinde esen soğuk esintiler
Nedir var olmak diye sorardım kendime
Yaşamdan keyif almak, gülmek, sevinmek
Bunlar bilindik hikayeler Leylâ
Benim var oluş sebebim sensin
Seni yaşarken atıyor kalbim
Sensiz bir anlamı yok
Umutlarımız yitiyor bir bir Müjgan Hanım
Ama alıştık böyle hallere
Şimdi yaşama tutunma uğruna
Biraz çaba sarf ediyoruz Müjgan Hanım
Sorun bana, nedir bu yaşamın anlamı
Biraz ümit, biraz umut mu?
Baksana,
Günler ne kadar da çabuk geçiyor
Yetişemiyor insan zamanın akışına
Dün ile bugün arasında
O ince çizgiye hapsolmuş yaşıyorum
Her anımda seni yaşatan bir hülya,
Ufuklarda beliren kızıl çizgiler yok şimdi
Artık karanlıklar ülkesine hapsolduk
Mahşer ile cennetin arasında bir yerde gibi
Güzelliğin ve çirkinliğin ortasında kaybolduk.
Elle tutulmaz artık büyüyen narin çiçek
Şafaklar hangi gecenin ardında doğar, bilinmez
İster miydim sanıyorsun
Gecenin korkunç karanlığının üstüme sinmesini
Günahlarımın karşılığında diledim
Bu çilenin beni terk etmesini
Faydası yok dilde tekrar eden sözlerin
Anlamlar siyahlaşyor, anlamlar buz tutuyor
Ölüm bir son dünyada
Geride kemiklerimiz ve biraz hatıra
Kalacak bizim adımıza
Hatırlanmak, iyi bilinmek gerek
Yaşarken koca dünyada
Doğruyu bulup paylaşmalı
Yüreğimin ortasında atan bir kalbim var
Seni çağırıyor en derinden,
Senin isminle atıyor her gün
Yaşama sayende tutunuyor hep
Güneş doğarken sabahları
Ele avuca sığmıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!