Aşkımız, yaprak döker bazen sonbaharda
Bakar gözlerim geçmişe, arar mutlu günleri
Sevdamız, ansızın yeşerir bu kuru dallarda
Birleştirir bu dünya, kavuşturur ikimizi.
Serden haber gelmez, uzundur yollar
Hayallerim vardı, yarım kalan
Mutlu günlerin varlığına inandıran
Şimdi hepsi yarım kaldı,
Sevdiğim, gözümdeki yaşı aldı.
Buruk kaldı senden gayrı yüreğim,
Yıkılmış üzerime hayatın enkazları
Yüküm ağır,
Taşıyorum sırtımda
Koca dünyayı
Çilem bitmez benim
Bu hayat denen
İnce ince yağmaya başladı yağmur damlası
Dilimde eskiden kalan o mahsun türkü belirdi
Kalbimin derinliklerinde hâlâ sevdanın hatırası
Sanki ölü bir beden, yıllar sonra yeniden dirildi
Her güzel müzik notasında sesin aklıma geliyor
Karanlıklar içinde, hasta halimle
Soğuk odamda ölümü bekliyorum
Özlemin çok acı yüreğimde
Sana veda etmeden, çekip gidiyorum
Güzelliklerin saklı olduğu, bilinmeyen
Ölüm benimle tesir ediyor bugünlerde
Yaşamı, yaşamayı bilmediğim için
Göğe bakıp, hayaller kuruyorum saatlerce
Hülyasına inandığım, güzel günler için.
Göçmen kuş edasıyla süzülürken
Gönlüm solmadan gel, yıllar geçmeden
Bize ait olan bu aşkı yitirmeden
Hatıralar kalır akılda, sen çekip gitmeden
Bulunmaz bir daha inan, seni benim gibi seven
Sevda da değildir, senden ayıran beni
Yaktım inandığım tüm masalları
Ellerimde ateşin korluğu tutuştu
Toplasam vücuduma sıralanan ihtirasları
Derler mi, hayat son buldu?
Mahşerde beklenir diyorlardı küçükken
Ölen insanlar orada sıralanırmış
Gün batarken doğdun kalbime
Melekler getirdi uzaklardan seni
Ne olursa olsun, sen gitme
Bir daha kaybetmeyi göze alamam seni
Eşlik et bana gün batarken
Hâlimi bilmiyor ya da görmüyorsun
Sen, sabahları şen şakrak gülümsemenle
Başlıyorsun yeni bir güne
Ben gülmekten, mutluluktan uzak
Yine bir başıma,
Yine yalnızım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!