HALA ve HEP
Loş bir meyhane
Duman tavanda
Günahlarım meze
Bir yudum, bir kıvılcım, bir bakış...
Zeytin tanesi acısı
Dilimde kalan yaralar
Yarına kalana hüzün
Çatal ucunda sunduğum
Kelimeleri içer
Hiç süslemeden,
Hiç korkmadan.
Hani vapuru kaçırırken
Hay aksi gibi...
Son tren giderken
İçinden yükselen,
O çaresiz ah...”
Sözlerim yarım,
Gözlerim dolsun,
Terlesin masada bardak.
En güzel cümleler
Söylenir sonradan
En geç anlaşılan özlemler
Gülüyor musun ?
Birinin omzuna yaslanırken?
Hatırlamıyorsundur beni,
Biliyorum…
Seni hiç unutamadım.
Rakı kokusu,
Eski bir şarkı,
Her yalnız bir köşe
Seni getiriyor bana.
Gel, bir yudum daha içelim.
Günahlarımızla,
Özlemlerimizle,
Söylenememiş küfürlerle...
Koyu bir köşede,
Sadece ikimiz.
Rakı, meze,
Aramızdaki o tarifsiz acı.
Belki bu sefer
En başta söylerim.
Hâlâ ve Hep.
04.12.2000
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 16:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!