Deşt-i Fırâk Şiiri - Mehmet Berkay Garip

Mehmet Berkay Garip
2

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Deşt-i Fırâk

Bir masal,
Bir yalan...

Kapkaranlık gece ve bulanık bir göl,
Seni ararken uyandım, kupkuru bir çöl.

Sensizlikle çölde tanıştım, başıma yağmadı kar,
Serap gördüm yüz tane, hepsinde sen vardın yâr.

Dedik: Ey Aşk! Bu mudur edebin?
Bir kökte iki kaktüs mü olur, nedir sebebin?

Ey Aşk! Ateştin,
Ateştir senin nesebin.

Serapta rahatça koşuşanlar gelsin beni dinlesin,
Nehr-i deşt’i aşmaya çalışan Garip'in hâlini kim ne bilsin?

Hem bana hem sana âyinedir bu hâl,
Goftâ ke kas ne-dâned, dar vadi-i aşk în hâl.

Unutma!
Sarzeniş-ha gar zened mog-e mogilan gam mehor

Her dokunuşumda o tatlı dikenlerine,
Mecnun sesini duyurur ıraklardan hevesle gelenlere.

Yorgun dil-i Mecnûn-sıfatım,
Fırâk-ı Irak imzalanmış fermanım,
Seraptır bana vuslat-ı cânânım.

Fırâkından yanıyorum, bırak cefayı,
Hicran bize bela oldu, Rabb'im döndür belayı.

Günahtır, Yapma!
Dermanı yoktur, kaçamaz garip bu yaradan,
Beni bu hicran kumlarına mahkûm eyleme Yaradan.

Mehmet Berkay Garip
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 03:19:00
Hikayesi:


Mantıku't-tayr çevirisi okuduğum gecenin sabah 2.30’unda bana vahyedilen şiirdir. Hafez ve Fuzuli’den bir kaç alıntı yaptım telif atmayınız. <3

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Hüsamettin Sungur
    Hüsamettin Sungur

    Ne güzel demişsiniz
    beğeni ile okudum
    dilinize sağlık

    Cevap Yaz
    Mehmet Berkay Garip

    Teveccühünüz ^^

TÜM YORUMLAR (2)