Bir düşün aşığıyım dedikçe,
Her gün başka yerimde çıkıyor aşk beni.
Semaya uzanıp sana geldikçe,
Kumdan kuma savuruyor yel beni.
Sana her uzatılan güle kanma,
Gerekirse her gün bahçe eker biçerim.
Sensiz bu çöller susuz kalır sanma,
Ziyadesiyle işer, sular, hayrat dikerim.
Çölün tozunu silkeleyip yüzümü çevirdim arşa,
Sensiz galaksiler tutulmuş amansız bir savaşa.
Yeryüzünde kum fırtınasına kafa tutan bu serseri,
Yıldız tozundan yapılma göklerin yurtsuz bir neferi.
Yeryüzünde kendi suyuyla övünen bu küstah beden,
Şimdi semaya dönüp o Nehr'e nasıl karışır?
Madem usulca akıyorsun yıldızların içinden,
Suyun öbür yakası bu susuzlukla nasıl yatışır?
Bekliyorum hâlâ Mevlam çıkıp bana gel desin,
Cennetteyim ama seni göremiyorum, nerdesin?
Cennet cennet dedikleri,
Nehr-üs Sema, Nehr-üs Sema...
İstemem ki başka deva,
Bana seni gerek seni.
Gözlerinin akışına susamış bir yıldızım,
Gel benim Nehr-üs Sema'm, asırlardır yalnızım.
Kayıt Tarihi : 4.08.2026 11:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
oğuz gül ve yunus emre’ye selamlar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!