Derin Uykular Ve Bencil Özlem

Şakir Bolat
7

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Derin Uykular Ve Bencil Özlem

Sessizce ellerimden kayan günlerim,
Ne de ses çıkaran benliğim..
Her şey suskun, sessiz..
Karanlık bir geceden kim kurtaracak beni?
Bu gemi dalgalarla boğuşurken kendinde mi?

Sanırım ben kendimi bilmiyorum, sanırım hiçbir şeyi.
Ama ben özlüyorum..
Kimse yok artık herkes susmuş.
Uyumuş en derin uykusuna!
Ama ben bir bencil gibi sanırım kendimi özlüyorum...

Şakir Bolat
Kayıt Tarihi : 23.11.2025 20:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Enkaz Altında Kalan "Eski Ben" Yer: Hatay, depremden sonra zamanın durduğu o belirsiz günler. Zaman: Gürültünün bittiği, o korkunç sessizliğin başladığı anlar. Şair, bir zamanlar cıvıl cıvıl olan ama şimdi toz griye boyanmış bir şehrin ortasında, ayakta durmaya çalışan bir "gemi" gibidir. Ancak bu gemi (kendi bedeni ve zihni), dev dalgalarla (yaşanan travma ve acıyla) boğuşmaktan yorgun düşmüş, rotasını kaybetmiştir. "Kendinde mi?" diye sorarken aslında şokun etkisiyle gerçeklikten koptuğunu, yaşadıklarına inanamadığını, bedeninin orada ama ruhunun başka bir boyutta asılı kaldığını hisseder. Çevresine bakar; günler sessizce akıp gitmektedir. Oysa eskiden günler neşeli seslerle doluydu. Şimdi ise o "ses çıkaran benliği" susmuştur. Çünkü konuşacak kimse kalmamış, şehir mezarlığa dönmüştür. Şair, "Karanlık bir geceden kim kurtaracak beni?" derken sadece enkazın karanlığını değil, ruhuna çöken o zifiri depresyonu, umutsuzluğu kastetmektedir. Şiirin en can alıcı kırılma noktası ise sona doğru gelir. Şair, etrafındaki herkesin "en derin uykusuna" daldığını, yani sevdiklerinin, komşularının, geçmişinin öldüğünü kabullenir. Büyük bir yalnızlık içindedir. Ancak içinde tarif edemediği, onu utandıran ama engel olamadığı bir his vardır: "Bencillik gibi görünen bir özlem." Herkes yakınlarını, gidenleri özlerken; o en çok "kendini" özlemektedir. Depremden önceki o mutlu, kaygısız, ailesiyle gülen, umutları olan o "eski halini" özlemektedir. Çünkü o eski benliği de sevdikleriyle birlikte o enkazın altında kalmıştır. Şu an nefes alan kişi, sadece acı çeken bir kabuktur. Bu şiir, hayatta kalmanın bazen ölmekten daha zor olduğu o anın; insanın kendi kimliğini, geçmişini ve ruhunu kaybetmesinin ağıtıdır. Şair aslında şunu fısıldar: "Herkes öldü, ama ben de yaşiyor sayılmam. Ben, o eski beni özlüyorum."

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Bilal akdoğan
    Bilal akdoğan

    Ah ahh o mısralarınızda geçen her bir kelimenin ağırlığını hissedebiliyorum. Çok güzel betimlemişsiniz çok güzel yazmışsınız elinize sağlık.

    Cevap Yaz
  • Hüsamettin Sungur
    Hüsamettin Sungur

    Ne güzel demişsiniz
    dilinize sağlık
    beğeni ile okudum

    Cevap Yaz
    Şakir Bolat

    Çok teşekkür ederim Sayın Hüsamettin Sungur Bey.

    Uzun bir aradan sonra yeniden kalemi elime aldım. Duygularımı kelimelere, kelimeleri de dizelere yansıtmaya çalışıyorum; bu şiirimde olduğu gibi… Beğeniniz ve güzel yorumunuz beni gerçekten çok mutlu etti.

    Değerli vaktinizi ayırıp düşüncelerinizi paylaştığınız için ayrıca teşekkür ederim.

    Esen kalın.

TÜM YORUMLAR (2)