Şimdi daha iyi hatırlıyorum öteki benle konuşmamızı
Halbuki iki gün önce farklı bir bendi.
Hatırlamam boşuna mı dünkü beni ?
Yoksa sadece not mu ediyorum benleri ?
Her gün değişiyorum öteki benle birlikte
Kumar kokuyor Rıhtım dar sokakları
Sigara izleriyle silik yeşil örtüler kaplamış masaları
Kaybedenlerin ise siyahlanmış sakallarından belli.
Tam öğle ortası
Yeni bir kaybediş bekliyor
İzbe kaldırımlarda
Ruhum bir şeyi istedi mi
Ateş basıyor önce kulaklarıma
Sonra tüm bedenim yanıyor.
Gökyüzü sıcak bir nefes çekiyor
Etraf soğuk.
Kırmızı bir saat işliyor göğsümde
Siyasi sloganların arasında çöpleşen memleket
Kravatını düzelten bir asansör aynası
Salatasından kıl çıkan bir şovenist
Denizlerimiz mavi kalsını bağıran alkışçılar
Karanlığa gömülün !
Dişleri sapsarı, kaç yıllık artık birikmiş üzerlerine.
Fırçalamak için görmeye gerek yok.
Ama fırçalamak için bir fırçaya gerek var,
Ve biraz da alışkanlığa.
Sattığı peçetelerle silebilir, varsın fırçalamasın.
1 Birasını bitirmeden apdesthaneye
2 Gitti.
3 İşedi.
1 Yıkamadan ellerini,
2 Döndü.
3 Birasını bitirdi.
Hep sevmişimdir pencereden gökyüzünü kesmeyi
Bulutların önümden süzülüşünü
İçime çektiğim huzurlu nefesi duymuşumdur
Beyaz vücudumun aynadaki pürürzsüz yansımasında.
Henüz varmadan sarı duvarlara
Açtım kollarımı koşarak
Sarılmayı bekliyorum,
Çaresizce sevdiğime.
O, parçalarken düşleri
şiir şehre mi aittir yoksa şu söz mü tolstaya
yok muhteşem hikayeler iki şekilde başlarmış
yok bir insan yolculuğa çıkarmış
ya da şehre bir yabancı gelirmiş falan
ben çok gördüm böyle hikayeler boktan
ağzı torba olsa büzülecek cinsten
Karda kaybolan kentte
Bulanık trafik ışıkları seçiliyor belli belirsiz
Hangi egzostan çıktığı belli olmayan gürültüleri işitiliyor
Fabrika yolunu tutmuş işçilerin
Kıyafetleriyle beyazlanıyor,
Soğunu hissettirmemek için ayazda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!