Bakmak, diyorduk hemen arkasından
Dehlizlerde daire çizerken, yitmiş
Işığın duvardaki yansımasına veya külün biçimine,
Son derece ilginç fikirlere kapılabiliriz.
Mesela uzak galaksilere...
Yüzeyinde büsbütün yeşil bitmiş,
Ne şiirim ne roman
Boş bir rafta,
Bomboş bir raf imgesi yalnızca.
Havadaki manasız kelimelerin
Sırasız harfleriyim.
Hedefim yalnızlık !
Ama tek başına yalnızlık değil,
Dopdolu,
Beni sağa sola fırlatacak gizemlerle yalnızlık;
Kelime sağanağının altında boğulup, ayılabileceğim,
Yeni yeni yalnızlıklar türetebileceğim,
Çölde bir kum tepesi gibi İstanbul
Güneş vapurun kıçına vurduğu zaman,
Denizin üzerinde.
bugünümden alın ve vermeyin yarına
dünüm bitti, sadece şimdi var işte burada
derken-
alın hatıra kutumu götürün
günlüklerimi, mektuplarımı
Kaplumbağa misali
Diyorsun
Giderim ama nereye ?
Ne kadar uzağa gidebilirim
Gözümü açıp kapatmam onlarca yıl sürse bile.
Beni hiç heyecanlandırmayan bir havası var Ankara'nın
Hele şu Kızılay...
Fabrikasından aynı morukları çıkarıyor her gün
Hepsi üstüne eğilmiş
Eski ceketleriyle biranın ve ganyanın
Akşamı eden işler bırakıp gelinmiş tabanvaylan
Afedersiniz , Leydi Zennube
Ne bu acele
Esmer bir sevgiliye mi koşmaya çabalıyorsunuz?
Siyah, parlak kaldırım topuklarınızla
Aynı bir pergel gibi kıvrılmış vücudunuzun üst kısmı
Histerik bir mağlubiyete doğru
Napacağım bu başıboş düşüncelerimi
Nereye koyacağım?
Bir anlık enerji parıltılarıyla sönüyorum
Güneşi batırana kadar kapkpara bir sandalyede soluyorum
Birkaç gülücük ve sigara hakkımı hızlıca tüketerek
Yeniden doğuruyorum güneşi
Öpüyorum akşamı
Bir eğlencenin kıyısına hazırlık aşamasında
Sevecen ve kibar dileklerle
Göremediğim güneşin batışını
Avuçlarımda hissederek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!