DEMİR DAĞ SUSMUŞTU
Demir Dağ susmuştu; susan taş değil,
Gece yurda çökmüştü; örtülen gök değil.
Köz, külün altındaydı; sönen ocak değil,
Bir çağ nefes tutmuştu; görülen düş değil.
Sabır dört yüz yıldı; sayılan yıl değil,
Yemin göğüsteydi; dilde duran söz değil.
Ateş dağa vurmuştu; tutuşan taş değil,
Örs içte kurulmuştu; dövülen demir değil.
Körük nefes aldı; soluyan yel değil,
Çekiç örse indi; sarsılan yer değil.
Alev dağı sardı; eriyen kaya değil,
Geçit bağrından doğdu; açılan yol değil.
Bozkurt öne düştü; yürüyen gölge değil,
Ay gözünde yandı; parlayan gök değil.
İzi bozkıra düştü; uzanan yol değil,
Uğultu çağdan geldi; konuşan yel değil.
Dağ ateşle çözüldü; yenilen taş değil,
Bir millet doğruldu; dirilen ten değil.
Ergenekon dündeydi; anlatılan masal değil,
Atalar damarımızda; anılan ad değil.
Kızılelma ufukta; çağıran düş değil,
Demir Dağ önümüzde; aşılmayacak dağ değil!
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 15:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!