Ah Yar Ah bee
Sensizliğe gömülsün sokaklar.
Adımların kumu yararken
içimde göçük vermiş bir dağ kabarsın,
taşları yerinden oynasın,
altımda zemin kaymasın yutulsun.
Gölgeler varlığının ağırlığında eğilmesin,
kırılıp üstüme devrilsin.
Rüzgâr saçlarını savururken
unutuldu sandığım acılarım kazınmasın
derim sökülür gibi sökülsün.
Gecenin karası kalbimde ince bir sızı değil artık,
paslı bir halka gibi daralsın,
her nefeste biraz daha sıkılsın.
Her nefesim içimde kor gibi durmasın,
ciğerlerime dolsun, genişlesin, çıkamasın.
Derinliklerden yükselen ne varsa
yıldız gibi değil
kör bir çivi gibi çakılsın
Karanlığın ortasında yankım dönmesin bana,
adınla çarpan boşluk
içimde kapanmayan bir çukur gibi büyüsün,
kenarları çöksün, ben içine kayayım.
Taşlar adını fısıldamasın
dişlerini sıkar gibi tutsun.
Kumlar ayaklarının altında ezilmesin
beni ezsin.
Her sessizlik nefesinle kırılmasın,
paramparça olup içime batsın.
Gecenin ortasında yalnızlığım sana sığınmasın
sana doğru sürüklensin,
durdurulmasın.
Zaman duraksamasın
kilitlensin.
Sadece bu an kalmasın
genişlesin, uzasın, çıkışı olmasın.
Suskunluk konuşmasın
boğazıma çöksün.
Bekleyiş adını duyumsamasın
içimde yankılanıp büyüsün,
yer bulamasın, taşsın.
Ey varlığımın nefesi
ben gölge olmayayım,
ışığı kesilmiş bir iz olayım.
Her boşluğumda adını haykırmayayım
içimde çoğalsın, yankıdan yankıya çarpsın.
Sensizliğin soğuğu içime çökmesin
kemiklerime işlesin,
hareketimi kessin.
Yıldızlar seninle ağlamasın
üstüme düşsün.
Ay seni izlemesin
beni göstersin.
Senin varlığın içimde bir nehir gibi akmasın
taşsın, yönünü kaybetsin,
her şeyi önüne katıp sürüklesin.
Sessizlikleri yıkmasın
boğsun.
Her kırık taş yerine adın kazınmasın
oyulsun, derinleşsin, kapanmasın.
Ve ben…
her adımında sana varmayayım
sana çekileyim,
geri dönemeyeyim.
Ey kalbime saplanan hasret!
Gel.
Ama gelme ulan gel hatta gelme
sökül.
Gecenin boşluğuna süzülme,
karanlığı yarıp çık.
Yıldızların arasından inme,
üstüme düş.
Ayakların sessizliğe dokunmasın
içimde yankılansın,
her adımın içimde bir şeyi kırıp geçsin.
Her nefesin dokunmasın
boğazıma düğümlensin,
çözülmesin.
Gel vefasız
rüzgâr saçlarını savurmasın,
seni parçalasın.
Gölge ve ışık adını fısıldamasın,
üstüme çarpsın.
Her kırık taş seninle doğmasın
çatlasın.
Her sessizlik seninle titreşmesin
dağılsın.
Her boşluk seninle dolmasın
taşsın, beni yutsun.
Gel şerefsiz gel
kalbimdeki dikenler erimesin,
daha derine batsın.
Küllerimden bir nehir akmasın
alev alsın.
Her damla yanıp sönmesin
yanıp kalsın.
Ve ben…
her adımda sana yaklaşmayayım
sana mahkûm olayım.
Gecenin karası içimde bir hançer gibi kalmasın
çevirilsin.
Her nefesin kıvılcım olmasın
yangın olsun.
Yakıcı, dokunulmaz, kaçınılmaz
her şey içimde büyüsün.
Ve artık
her yıldız,
her gölge,
her boşluk,
her sessizlik
adınla daralsın.
Yok ol kaybol ve sonsuza kadar Defol....
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 20:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!