YAĞMUR, ÇİMEN VE GÜNEŞ
Yağmur çimen güneş…
Bir ahenk ki, gök yere iniyor usulca,
Toprak yeşile açılıyor,
Işık da yaralara merhem.
Sonbahar gibi örgütsüzüz bazen,
Yapraklarımız savruluyor dört yana,
Kimisi kızıl umut, kimisi sarı veda.
Ama her dağınıklıkta bir düzen gizli,
Toprak o yaprakları bağrına basıyor,
Çürüyorlar ki yeni filizler doğsun.
Biz de öyle bırakalım izimizi dünyaya...
Bir söz, bir dize, bir bakış…
Belki bir kitabın kapağında tek bir göz,
İçine bakan herkesi kendine baktıran.
Daha çok sevmeliyiz çiçeği,
Kediyi kucağımızda mırlarken,
Suyu avuçlarımızda titrerken,
Dağı uzaktan mavi bir sır gibi.
Düştüğüm yerden kalktığımda
Üzerimde çimen kokusu kalıyor,
Islanan yerlerimde güneş yanıyor.
Seninle her seferinde yeniden doğuyorum,
Yağmur oluyorum omzunda,
Çimen oluyorum ayaklarının altında,
Güneş oluyorum saçlarında.
Oyun kurucu olalım biraz da,
Hayatın kurallarını eğip büken,
Kendi masalımızı yazan.
Bir söz bırakalım ki,
Yıllar sonra biri okuduğunda
İçinde hem yağmur hem güneş hem çimen olsun.
Bir göz resmi kapağında kitabın,
O göz hem bizi görsün,
Hem bizi hatırlasın.
İçimizde kocaman bir ahenk.
Islak, yeşil, sıcak.
Ne ayak izi,
Ne de bir taş
Yağmurun ıslattığı,
Çimenin yumuşattığı,
Güneşin kuruttuğu
Bir yol bırakıyorum…
04.12.1998
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 16:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!