Göresim gelmiş seni,
Atladım kışın ortasında vapura,
Kadıköy'den Heybeli'ye,
Denizden göğe uzanan maviye,
Gönülden sevdaya göresim gelmiş.
Göresim gelmiş seni,
Sana şiirden çiçekler getireceğim,
Mısra mısra begonyalarla geleceğim kapına.
Eski sevdalardan bir diyar kuracağım sana,
Dupduru,
Nadide sözlerle seveceğim seni.
Tüyden bile hafif kelimelerle özleyeceğim.
Göklerde asılı duruyor nasibin.
Öyle çok uzakta ki sen ulaşamazsın.
Güzel sevmeyi öğren çocuk!
Yoksa o menzile varamazsın.
Aşık olmayana anlatma aşkı,
Uzun, upuzun bir bahçeydi.
Üstelik hava aydınlık, toprak kuruydu.
Mor ve pembe çiçekler vardı.
Fakat henüz dün, aylardan Temmuz'du.
Toprak kupkuru...
Sevdim seni,
Neşeyle tebessüm etti bu halk.
Duydum kalbini,
Yoksulluk utandı verdiği tüm acılardan.
Gördüm sesini,
Konuşmayı sökmüş bir yaşama atandı çocuklar...
Azad ettim kölesi olduğum bütün duyguları,
En başta bu keder, bu hüzün,
Ve idam hükmü verdim söylenmemiş tüm sözlere...
Yenilgiler tufan oldu çığ gibi düştü üstüme,
İlk defa yandı böylesine kelimeler,
İlk defa sönmedi,
Yıl 2014,
İMKB meclisin de eski dostlarım...
Her biri yaldız işlemeli kalpleriyle hasbihal içindeler.
Okul kapısında beklerdik onları,
Henüz tıraşı uzamamış gençlerdik biz.
Güven vardı o koca dünyada,
İntikam alacağım sitâre,
Bana bu mavi göğü karanlık eden herkesten cümlelerle intikam alacağım.
Bir kitap olacağım ve sevgisizlere sevginin ne olduğunu anlatacağım.
Umut olacağım sitâre,
İyilere aşkla dokunacağım.
Bir kuş olup kırılan tüm sevdalılara uçmayı öğreteceğim...
Eğer bir gün rastlarsak İstanbul'un en mavi yerinde,
Bana yine sevdadan bahset,
Öyle hüzünle aşikar etme içini,
Meramını söyle,
Göğe bakarken sevginin nasıl bahtiyar olduğunu söyle,
Sonbahar olma sevdiğim,
Gözlerine umut veren gökyüzünün,
Allı çiçeğin,
Yeşilin,
Masmavi akan denizin kıymetini bil.
Oturduğun çimenin,
Yürüdüğün sokakların,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!