Cevr-i Saltanat
Deste, deste dağıldık, kim arar yoklar bilmem,
Hangi ahbap derleyip, bir yerde saklar bilmem,
Köhnemiş bir yüreğe, kim kaç dert ekler bilmem,
Ağlayarak gelmişim, yine ağlar giderim.
Cihan-ı Cevr
Can çekişir gönül kuşu kafeste,
Gitmiş bir vefasız zalime çatmış
Gözlerim yollarda kulağım seste,
Gözler yol yorgunu, canıma yetmiş.
Bir çift göz camdan bakıyor
Gönül gönül’e akıyor
Güneş başımı yakıyor
Çık içerden çık içerden
Çık içerden hano çık içerden
Çık içerden cano çık içerden
Çile Borcu
Doğmayan güneşi güder dururum,
Zemheri yer etmiş, yüreğe benim.
Yarım Asır oldu öder dururum,
Çile borcum bitmez feleğe benim.
Düşman bedduası, dostun dileği
Sökün etmiş, gelir derdin alayı,
Başında dolaşan kahr-ı belayı,
Cinnet denizinde yüzmeyen bilmez.
Talih taksir etmiş sevgi yurdunu,
Büyük sevdaların,
kavgaları da büyük olur.
asıl olan o büyük fırtınada
sevda gemisini parçalanmadan
kurtara bilmektir.
Gereksiz nazlanmalarla,
Çağırsam gelir misin,
ses verir misin sesime,
yer verir misin yüreğinin
bir köşesinde.
Kucağını açar mısın,
bir dost şefkatiyle,
Kararsız biriyle çıktım bir yola
Düştüm bir girdaba ben bile,bile
Ter temiz duygumu düşürdün dile
Ellerine kına sür bundan sonra
Bu aşkımın ahı tutacak seni
Hasret sevdayı büyütmüş
Bu yüreğe sığmaz artık
Ayrılık canıma yemiş
Benim yüzüm gülmez artık
Deli başta hazan yeli
Qalmışam gejenin garası kimi
Gel onu aydınlat çırsı kimi.
Sende o Mejnunun leylası kimi.
Salırsan çöllere bu neje haldır.
Ay toyuz endamlı bülbül avazlı.




-
Cevdet Altay
Tüm YorumlarTeşekkür ederim Necibe hanım.Sağolun varolun.