usulca fısıldadı zaman
fırtına çıkaran bu sözleri
yağmur içmiş
çiçek yüzlü
bir çocuğun ağzından
emekçi kadınları severim ben.
başka bir şey söylemem
toprağı
serçeleri turnaları kumruları
özgürlüğü ve kavgayı da severim
ama bir başka severim emekçi kadınları
emekçi kadınları severim
severim işte
başka bir şey söylemem
toprağı
gelincikleri
denizi
"emzirdiği meme üstünden
çıkardığı resmi
öptü kokladı bastırdı yüreğine bir ana
daha kanamasın diye yarası
daha kanamasın diye yarası"
Evlat çalmaz kapıyı
demez ana ben geldim öpmez elimi
ellerim soğuktur benim siz bilmezsiniz
siz bilmezsiniz ne ateşler yanar içimde ne ağaçlar kurur çiçek üzeri
ne denizler kara çamur bataklık olur bilmezsiniz
bir evlat nasıl gömülür yüreğe
evlatlar analarını değil
analar evlatlarını gömüyor artık bu topraklarda
gel dayan şimdi bu acıya
ey canlılar diye hitap etsem size
ey insanoğlu
o bile fazla olur"
ey deniz söyle bana
gözyaşımdan neyin fazla
derinliğim mi dersin
ya benim insanlığa olan sevdam
maviliğim mi dersin
ya benim özgürlüğüm
ÇOCUKCA BİR ŞİİR 2
korkunç bir nehir akardı orada
korkunç bir derinlikte akardı
alev kusan ejderhalar çocuk yerdi bir lokmada
güneş arada siyah doğar
ay bile korkardı o zamanlar




-
Başak Öztürk
Tüm YorumlarYüreğini düşüncelerini İnsanlığa adamış yaşadığı zaman dilimine duyarlı.. nadir bir kişilik...
Arkadaşımı yürekten kutluyor...başarılarının devamını diliyorum...