Babam susar, içine gömer her şeyi,
Annem bakar, gözleri hep nemli.
Biri dağ gibi dimdik arkamda,
Biri dua gibi sarar gizli gizli.
“Çocuklarımın ayağına taş değmesin” derler,
Başkaldırıyordu başaklar her şeye iınat
Yoksa ayak sesleri miydi baharın gelişinin
Öyle sessiz, sakin sanmayın kulak verin
Her bir adımında toprağı yararcasına
Kıyamet kopmuşçasına ve büyük bir gürültüyle
Gittiğin gün sustu biraz içim
Sanki evin bir odası kilitlendi
Adını söyleyince bile şimdi
Bir şey düğümleniyor kalbimde gizli
İncirop diye seslenmek geliyor içimden
Oysaki ne kadar uzaklaşmışız herşeyden
Bir lokma ekmek kavgasında buluşmuşuz
Hâlbuki bizim kabuk bağladıkça kanattığımız
Ne çok yaralarımız olmuş sarmak için
Kocaman ve kapkara ellerimiz nasır bağlamış
Sen başka bir rüzgârsın bu dünyada
Kimsenin yön veremediği
Kendi yolunu kendi çizen
Dur dediğinde bile durmayan biri
İçinde kopan fırtınaları bilirim
Bir dükkân düşün, kapısı hep açık,
İçeri girene selamı sıcak.
İğne iplikle ekmek kazanır,
Ama gönülleri altın gibi yumuşak.
Bir çay kaynar hep ocağın üstünde,
Geldin, yüreğinde özlemin en derini,
Umutla açtın her kapıyı,
Ama kelimeler susmuştu,
Gözler bile birbirine bakmaktan çekinmişti.
İstedin ki zaman dursun,
Kemal abimiz var bizim,
Sokağın en sessiz kahramanı…
Ne bir alkış bekler, ne bir övgü,
İyiliği gizli, kalbi aleni.
Kırtasiyesinde yalnız defter satılmaz,
Portlak gözlü kumarbaz derler adına
Gözü hep başkasının malında
Beceriksiz baldudaktır aslında
Kendini bilmez ama lafta usta
Kolay para peşindedir daima
Ateşe odun atmak onun işidir
Emeksiz sofraya oturan kişidir
Boş beleş işler mühendisidir
Fare misali gemiyi terk edendir
Her işi çok iyi bildiğini söyler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!