Cemalettin Turan Şiirleri - Şair Cemalet ...

Cemalettin Turan

Emperyalist güçlerin, bütün temel esâsı
Böl parçala karıştır, taktiklerin en hâsı
Nice farklı yöntemle, tezgâhlarken kumpası
Onların tüm garezi, mazlûm olan halklarla

Kan emen vampirlerin, gücü tehdit aracı

Devamını Oku
Cemalettin Turan

(Kupanın büyüğü, centilmenliktir)

Kupanın büyüğü, centilmenliktir
Gerisi angarya, boş bir emektir
Kurallı her oyun, eğitmenliktir
Kardeşlik dostluğa, köprü demektir

Devamını Oku
Cemalettin Turan

1.
On birinci yüz yılda, künyeli ismi ile
“Ebü’r-Reyhân Muhammed bin Ahmed El-Birûni”
İlmi ile nam salmış, o büyük bir meş’ale
Türk ve İslâm âlimi, dehâ üstad BİRÛNİ.
2.

Devamını Oku
Cemalettin Turan

O, bir mûcid, mühendis, künyedeki adıyla
“Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El-Cezerî”
Sibernetik bilminin, kurucu miâdıyla
Dünyâca ünlü âlim, bir dehâ El-Cezerî.

Târihte ilk robotun, usta bilim insanı

Devamını Oku
Cemalettin Turan

Elem sardı gönlümü, kara bulutlar gibi
Kaybettim ben yönümü, yitik umutlar gibi
Aldı götürdü yıllar, deli dalgalar gibi
Kaybettim ben yönümü, yitik umutlar gibi

Savruldum gazel oldum, düşen yapraklar gibi

Devamını Oku
Cemalettin Turan

O, Cebir’in babası, künyedeki adıyla
Ebû Ca'fer Muhammed bin Mûsâ el-Hârizmî
Hayırla bahsedilir, mîrâs kalan yâdıyla
Matematik ilminin, dehâsı El-Hârizmî.

“Onluk sayı” sistemi, rakamla tekellümü

Devamını Oku
Cemalettin Turan

1.
Ey dost ne olursun, dinle pendimi
Gözümden yaş akar, gönlümde bahâr
Nasıl anlatsam ki, sana kendimi
Üç beş damla kanım, bin endişem var.

Devamını Oku
Cemalettin Turan

Ey! Efendi efendi, dur da biraz bana bak
Gezindiğin bu yerler, kanla yoğrulmuş toprak
Unutma ki gönderde, ay-yıldızlı al bayrak
İstiklâle fermândır, bil ki mahşere kadar.

Şühedânın kanları, bayrağımın al rengi

Devamını Oku
Cemalettin Turan

Ey Lina, bakışında gam dolu bir sitem var
Derûnunda gizemli, târifsiz bir mâtem var.

İçli içli ağlarken, gözlerinden kan damlar
Çırpınır can kafeste, erken çöker akşamlar

Devamını Oku
Cemalettin Turan

Kadîm bir dost gibidir, gün batınca akşamlar
Ayın şavkıyla parlar, caddeler ve sokaklar
Çağrıştırır zamânı, mâziden hâtıralar
Gözlerimde canlanır, bir bir eski zamânlar

Uzaklardan göz kırpar, yanıp söner yıldızlar

Devamını Oku