Sinmesin gül yüzüne, elem dolu bir hüzün
Eksilmesin yüzünden, o güzelim tebessüm
Ömrün hep bahar olsun, mutluluk tâcın olsun
Eksilmesin yüzünden, o güzelim tebessüm
23 Ekim 2015 - Kaletepe
Sevgiyle muhabbet, gönül akdidir
Elemi kederi, atma vaktidir
Sermâye-i ömrün, bitmez nakdidir
Elemi kederi, atma vaktidir
17 Ağustos 2015 - Kaletepe
Silinir ufuklardan, buhranlı her bir gece.
Üzülüp korkma sakın, derdin olsa da nice
Sabreyle tevekkülle, Rabb’im yüceden yüce
Umûdun var oldukça, çözülür her bilmece
Şimdi eski bir şarkıyı, dinle artık taş plâktan
Her nağmede bir gizem var, silinmez aslâ kulaktan
Yâd olurken hâtıralar, terennüm başlar dudaktan
Her nağmede bir gizem var, silinmez aslâ kulaktan.
(Hayrân olur cümle âlem, duyulmaz sanma uzaktan)
Şimdi hazân mevsimi, gönlüm dönmüş Eylüle
Her hâtıra gözümde, benzer birer gazele.
Ilık esen rüzgârla, başlar sessiz velvele
Her hâtıra gözümde, benzer birer gazele.
Fatih Sultan Mehmet Han’dan
Mânevi bir miras kalan
Vasiyeti cami olan
Şimdi mahzûn Ayasofya
Susmuş Kur’an bülbülleri
Sınavdan geçerken bütün insanlar
Aklanır berâtla, insan olanlar
Orada ne bir af, nede bir torpil
Suçlular cezâyı, çeker bilfiil
İlâhi adâlet Hakk’a aittir
Sîne-i püryân oldum, aşkın derin sırrına
Tutuştum, büryân oldum, hicrân ile nûruna
Hakk'adır benim aşkım, Allah'ım yeter bana
Tutuştum, büryan oldum, hicrân ile nûruna
Sîne-püryân: Kalbi yanmış, yüreği yanmış, sinebiryan olmuş.
1.
Beş yüz yetmiş bir yılı, günlerden yirmi Nisan
Nûrî doğdu cihâna, nûr doldu kevn u mekân
Beklenen teşrifiyle, bereket buldu zamân
Âlemlere rahmettir Ol Hazreti Muhammed
Sağır kulaklara, nutuk atanlar
Helâl lokmasına, harâm katanlar
Mazlûma güçsüze, caka satanlar
Size binlerce kez, yazıklar olsun
Yolunu yönünü, hep şaşıranlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!