(Bâtıl rûhlu sokak)
Dün gezdiğim sokakta, başım döndü mikroptan
Kimi selâmsız geçti, hatır bile sormadan
Kimi muhabbet etti, bir an bile durmadan
Kahkahalar yükseldi, alaycı bir üslûptan
Derdi dünya olanın, dünyalık derdi bitmez
Gözleri aç olanın, dünyalık hırsı bitmez
O hırs öyle bir şey ki, kimsenin aklı ermez
Dünyaları verseler, asla kanaat etmez
Gaflete dalanların, gözüne perde iner
Dünyâları görmeye, gönül gözüyle bakan
Kimi gülen yüzüyle, rûha neş’eler katan
Kimi beden diliyle, bize bir hâl anlatan
Selâm size dostlarım, selâm size cânlarım
Haydi, birlik olalım, engelleri aşalım
Dünyâlık bir tâcı, istemem serde
Huzûru gönülden, siler her demde
Tutsak eder nefsi, her an her yerde
Huzûru gönülden, siler her demde
************VEYA**********************
Dünyânın gâm yükü, omzuna düşmüş
Çileyle yoğrulmuş, çileyle pişmiş
Nice koç yiğitler, engeller aşmış
Sen yorgun, ben yorgun, yolcular yorgun
Yollara baktım ki, gidenler yalnız
Şafak söker, tân ile, süslenirken seherler
Vecde dalar huşûyla, gönül eri neferler
Ziyâlanır ân be ân, gözlerdeki tüm ferler
Dünyânın gözbebeği, benim cânım İstanbul.
Dalga dalga yükselir, kalplerden ulvî bir ses
Dostlarım var yürekli, hepsi birer civanmert
Aman vermez nâmerde, gözü kara suyu sert
Cümle âlem bilir ki, onlar onurlu bir fert
Dostluk gönül köprüsü, kalan hoş bir sadâdır
Dostlarım sevgi dolu, vefâsızlık etmezler
(Kadîm dostluğun sırrı, sevgi saygı vefâdır)
Dostluğun kadîm mührü, kalplerdeki vefâdır
Sadâkatle derç olmuş, unutulmaz sedâdır
Canlanırken gözlerde, hâtıralar ân be ân
Sadâkatle derç olmuş, unutulmaz sedâdır.
Dostluk kalpte mimar gibi
Billûr akan pınar gibi
Kocaman bir çınar gibi
Ne güzel şey, ne güzel şey
Dosta vefâ, sadâkattir
Bin dokuz yüz kırk yılı, yirmi üç Mart gününde
Muhammed İKBÂL vardı, hatîb oldu önünde
Hindistan’lı Müslüman, Müminlerin sözünde
Devlet-i âzâd-âbâd, oldun kardeş PAKİSTAN.
Târih on dört Ağustos, bin dokuz yüz kırk yedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!