Dalarken gözlerin, eski günlere
Mâziye uzanan, yıllar gibisin
Çınlarken kulağın, geçen dünlere
Gurbetten sılaya, yollar gibisin
Derinden bakışlar, ırağı gözler
Daldım aşkın ummanına
Uydum Hakk’ın fermanına
Yolcu oldum kervanına
Yürü gönlüm, gündüz gece
Seherdeki şebnem gibi
Düşerken dalından, solgun yapraklar
Rüzgârlar önünde, savrulur yiter
Hicrânla takvimden, kopan yapraklar
Bağrımı dağlayıp, kavrulur yiter
Akşamın güneşi, pembe tülüyle
Dalmışsın derinden, tatlı hülyâya
Dikkat et kalbini, bağlar dünyâya
Aç da bak gözlerin, engin deryâya
Uyan artık gönlüm, gafletten uyan
Sanma ki hiç yoktur, seni bir duyan
-1-
Bin dokuz yüz kırk altı, çok partili bir sistem
Nice müzmin dertlere, hazırlanan bir merhem
“Yeter söz milletindir”, dedi seçim başladı
Demokrat Parti ile, yeni dönem başladı
-2-
Darda kalıp ağlayınca
Kalbi elem bağlayınca
Çâresizlik çağlayınca
Yorgunum, yorgunum dersin
(Kırgınım, kırgınım dersin)
Dilimdeki ikrârım, bir sevdânın yâdıdır
Özlemi hiç bitmeyen, kalbimin feryâdıdır
Cevr ü cefâ olsa da, o gönlümün şâdıdır
Özlemi hiç bitmeyen, kalbimin feryâdıdır.
Dilim var söyleyemem, kem sözleri ar diye
Kem sözlerden hoşlanmam, onda günâh var diye
Ne bir gönül kırarım, ne de gıybet yaparım
Kul hakkından korkarım, her zerresi har diye
Kem: Fena, kötü
(Şükrüm, Yüce Rabbi’m Mevlâ’ya)
Dilim var söyleyemem, hâlimi anlatmaya
Yüce Rabb’im lûtfetmiş, elim kalem tutmaya
Ben ki âciz bir kulum, başlar oldum yazmaya
Ne kadar şükretsem az, Kerim olan Mevlâ’ya
Yağarken saçlara, kar beyaz aklar
Her biri mâzinin, sırrını saklar
Doğarken ufukta, nice şafaklar
Elvedâ der gibi, bir haber yollar
Yürürken yollarda, kaybolur izler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!