Sokakta bir garip gördüğüm zamân
Bükerken boynunu, yüreğim ağlar
Sorarsam derdini, derse ki aman
O ânda sînemi, bir âteş dağlar.
Kırılmış dalları, hep birer birer
Solan benzim bir yana, titreyen kalbime bak
Orda duyduğun sesi, ne olur bana anlat
Zaten gönlüm yaralı, sebep nedir ona bak
Orda duyduğun sesin, sırrını bana anlat
Beniz: Yüz, yüz rengi, renk
Solmayan çiçek gibi
Düşlenen gerçek gibi
Bitmeyen bir çek gibi
Sevgi öyle bir şeydir
Tadına doyum olmaz
Solmayan bir renk gibisin
Sevgilere bend gibisin
Bilmem nasıl anlatsam ki,
Cân içinde cân gibisin.
Derinleşen sadâkatle
Son cemre ol, düş bağrıma; her günüm nev-bahâr olsun
Yeşersin tüm umutlarım, gönlüme bin neş’e dolsun
İstemem hiç elem keder, leyâlîm hep nehâr olsun
Yeşersin tüm umutlarım, gönlüme bin neş’e dolsun.
Leyâlî: Geceler
Son yaprağı kalmış, kuru dal gibi
Ömürler tüketmiş, hancılar gördüm
Denizler içinde, şaşkın sal gibi
Yolunu kaybetmiş, yolcular gördüm
Yürekte yangını, görmeyen gözler
Sorma bana nedendir, yazdıklarım acele
Nedenini bilemem, tahminim var kendimce
Bilirsin ki çârem yok, sözüm geçmez feleğe
Ecel ensemde gezer, her an gelir sessizce
Ömür dediğimiz şey, bir gün kadar kısadır
Sorma bana ne zamân, biter diye bu hasret
Bilirim ki sabırdır, vuslat için bir da’vet
Anladım ki ayrılık, yürekte acı gurbet
Bilirim ki sabırdır, vuslat için bir da’vet.
Sorma benim yaşımı, yaş dediğin nedir ki
Geçti yaşım elliyi, miladım hayli eski
Yaklaştım son limana, söylemek öyle zor ki
Akıp giden yılların, bunda vebâli yok ki
Ağaran saçlarıma, yıldız düşmüş sanma ki
Söyle bana ey hayât, neden ben çok yoruldum
En güzel çağlarımda, çilelerle yoğruldum
Ne coşkun bir sel oldum, ne de taştım duruldum
Bu kısacık ömrümde, çilelerle yoğruldum
16 Mayıs 2016- Kaletepe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!