Gurbetin adresi, zordur seçilmez
Yolları pek dardır, kolay geçilmez
Suları soğuktur, her dem içilmez
(Gecesi karanlık, ışıklar inmez)
Var git gönül var git, sılaya doğru
Gün batarken ufukta, gönül nevası soldu
Vakit akşam olurken, günün miadı doldu
Cıvıl cıvıl o renkler, bir anda gölge oldu
Vakit akşam olurken, günün miadı doldu
Fısıldaş(y) an rüzgârlar, hicran meltemi oldu
Güzdüzbey’de akşam olur, mehâb ile süslenir
Ay geceye naz edince, bulutlara gizlenir
Gönül sazı dile gelir, muhabbetle sözlenir
Yorgun düşen bütün rûhlar, Gündüzbey’de dinlenir
(Gündüzbey’in güzelliği, dilden dile söylenir)
Bir dilek tut Gündüzbeyde, bahtın doğuyor
Gökyüzünden yağmur gibi, yıldız yağıyor
Erdi mevsim muradına, bahar oluyor
Gündüzbey’den gönüllere, huzur akıyor
Pınarbaşı’nda(n) suların, akıp çağlıyor
Yapraklar düşerken,allı sarılı
Rüzgârlar eserken,ılık ve tatlı
Güneş ayrılırken,biraz da nazlı
Çünkü mevsim hazan,gönül yaralı
Sular akışırken,durgun ayarlı
Ham olan gönüller dergâha gelir
Aşkın potasında yanıp da erir
Arınır nefsinden, pak hâle gelir
Her iki cihanda, olmaz hiç zelil
19 Mayıs 2012 - Isparta
Gönül meyvesidir, benim iki çocuğum
Merve ile Tuna, benim nazlı göz nurum
Hacer Songül’den doğma, iki fidan boylum
Kısmetse sürecek, var olan Turan soyum
Gönül kalesinin burcuna dikilen, sancağı sensin; Efendim
Ruhumuzda ılgıt ılgıt esen, rahmet meltemi sensin; Efendim
Yaradan’ın son elçisi, son Nebi’si sensin; Efendim, Efendim
Âlemlerin miracı, başımızın tacısın; Efendim, Efendim
Dualarda, niyazlarda, okunur salâvatlar sana, Efendim
Gözler rotasını ufka gererken
Gönlümün sayfası aralanıyor
Yıldızlar semâda yanıp sönerken
Mâzi gözlerimde sıralanıyor
Hâtıralar bize veda ederken
Her bahar bir ümit bir neşe katar
Her hazan bir elem bir yara açar
Her bahar ruhlara bir neşe katar
Her hazan kalplerde bir yara açar
İstemem hazanı hep gece yapar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!