Can bedende emanettir, vakti gelir uçar gider
Uçup giden ruhlarımız, berzah âlemine gider,
Berzah âleminde rûhlar, tâ mahşere kadar bekler
Beden çürür, toprak olur; o da artık haşri bekler
NOT: Can, rûh olarak belirtilmiştir.
Yaralı ceylân gibi, boynunu büktü gönlüm
Sonbahar sisi gibi, içime çöktü hüzün
Ne yaz gördüm ne bahar, elemli geçti ömrüm
Sonbahar sisi gibi, içime çöktü hüzün
Çile bende dert bende, artık yoruldu gönlüm
Cihâna hükmeyleden, Süleyman gibi olsan
Mağrurlanma ey gönül, senden büyük Allah var
Yüce dağlar misâli, başın göklerde olsan
Unutma ki ey gönül, elbet bir gün ölüm var
(Unutma ki seninde, bir nefeslik canın var)
Gözün gönlün hep tok olsun, ziyan vermez şanına
Sadakadan sakınma, iyilikten uzak kalma
Her iyilik sadakadır, dönüşür bir sevaba
Balık bilmezse de Hâlık bilir, sakın unutma
Bu sözüm bir nasihattir, aman yabana atma
HABERİN OLSUN-1
Gönlümün neş’esi, artık gamdadır,
Duy da artık beni, haberin olsun
Yapraklar düşerken, mevsim hazandır
Bu yolun sonu da, artık hicrandır
Gurûb etti gözlerim, gözlerimin içinde
Hülyâlara daldırdı, beni başka biçimde
Bir serâbtır gördüğüm, onca âlem içinde
Hülyâlara daldırdı, beni başka biçimde
16 Ocak 2013 – ISPARTA
Baharın kokusu, esen yellerden,
Sevginin dokusu, tatlı dillerden
Sılanın kokusu, gurbet ellerden
Elbet bir gün de bu, hasret bitecek
(Bitecek, bitecek; hasret bitecek)
Vâdideki dağlar, bakışır durur
Suları soğuktur, akışır durur
Türküler yakılır, yüreği vurur
Sılamsın, hasretim; Gündüzbeyimsin
Yan yana dizilmiş, dağlar sıralı
Gündüzbey Pınarbaşı, nûrdan bir ırmak
İçilir kana kana, mümkün mü doymak
Nice derde dermandır, bitmez ki saymak
Her damlası can suyu, şifâlı kaynak
Her gören maşâllah der, berrak mı berrak
Şu üç günlük ömrümde ben neler neler gördüm
Gönül gözü görmeyen nice insanlar gördüm
Döndüm baktım geriye bir sanal âlem gördüm
Gönül gözü görmeyen nice insanlar gördüm
Kimi ihlâs içinde, Hakk’a dönmüş yönünü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!