Cihâna hükmeyleden, Süleyman gibi olsan
Mağrurlanma ey gönül, senden büyük Allah var
Yüce dağlar misâli, başın göklerde olsan
Unutma ki ey gönül, elbet bir gün ölüm var
(Unutma ki seninde, bir nefeslik canın var)
Gözün gönlün hep tok olsun, ziyan vermez şanına
Sadakadan sakınma, iyilikten uzak kalma
Her iyilik sadakadır, dönüşür bir sevaba
Balık bilmezse de Hâlık bilir, sakın unutma
Bu sözüm bir nasihattir, aman yabana atma
HABERİN OLSUN-1
Gönlümün neş’esi, artık gamdadır,
Duy da artık beni, haberin olsun
Yapraklar düşerken, mevsim hazandır
Bu yolun sonu da, artık hicrandır
Gurûb etti gözlerim, gözlerimin içinde
Hülyâlara daldırdı, beni başka biçimde
Bir serâbtır gördüğüm, onca âlem içinde
Hülyâlara daldırdı, beni başka biçimde
16 Ocak 2013 – ISPARTA
Vâdideki dağlar, bakışır durur
Suları soğuktur, akışır durur
Türküler yakılır, yüreği vurur
Sılamsın, hasretim; Gündüzbeyimsin
Yan yana dizilmiş, dağlar sıralı
Gündüzbey Pınarbaşı, nûrdan bir ırmak
İçilir kana kana, mümkün mü doymak
Nice derde dermandır, bitmez ki saymak
Her damlası can suyu, şifâlı kaynak
Her gören maşâllah der, berrak mı berrak
Baharın kokusu, esen yellerden,
Sevginin dokusu, tatlı dillerden
Sılanın kokusu, gurbet ellerden
Elbet bir gün de bu, hasret bitecek
(Bitecek, bitecek; hasret bitecek)
Seher vakti esen yeller, bize hep bir şeyler söyler
Yerler, gökler, tüm âlemler, Yaradan’a niyaz eyler
Yaradan da her kulundan, ihlâs ile dua ister
Her bir dua, her bir niyaz, şefaate nail eyler
Seher vakti öten kuşlar, lisânıyla nida eyler
Arzeylerim hâlimi, sükûtum takririmdir
Bilmem neden kalbimin, esrârı çok derindir
Anlatamam beyhûde, dilimle ahvâlimi
Bilmem neden kalbimin, esrârı çok derindir
9 Mayıs 2013 – Isparta
Akşamın gölgesi, durgun sularda
Yorgun ışıkları, solgun ufukta
Gökteki yıldızlar, tatlı uykuda
Saklıdır hey gönül, gönül saklıdır
Gurbetin adresi, sokaklarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!