Gökte asılı kalmış dualarım
İlişti hüznüm izbe karanlığa
Alnımda çizgi çizgi ağrılarım.
Sıyrılıp düşerdi kara toprağa
Senli şiirler kaldı kursağımda
Şefkatli gecelerin kucağında
Büyütürüm aydınlık umutları
Boşalıp kirpiğimin saçağında
İçime damlar vuslat gözyaşları
Issızlık çöktü göz kapaklarıma
Bozkırlar üstüne güneşler açan
Bir tatlı hayal gibisin rengarenk
Kuytu vadilerde kayaya çarpan
Nehire benzer sesindeki ahenk
Dağ eteğinde beyaz kardelenim
Ruhumda sızı mavi enginlerden
Kayboldum beni deryalarda ara
Eksiğim aydınlık senli günlerden
Vuslattan yoksun yarınlarda ara
İsimsizim kaydım düşer hayatta.
Bıraktığın yerdeyim
Aynı şehirde
İlk buluştuğumuz sokakta.
Dolaşıyorum yapayalnız
Tad vermeyen çay içiyorum
Flamingo afişli mekanda.
Gözlerim süzer dağın yamacını
Çocukluğuma götürür yaylalar
Gurbet gurbet yaşıyorken acını
Eller semada dilimde dualar
Sıcak busenle uyandır uykudan
Yudum yudum içtim aşk iksirini
Terkedip gittiğin her güne inat
Vurdum yüreğine aşk zincirimi
Esirim oldun duysun tüm kainat
Gönül bahçende ezilen çiçeğim
İçten bitmeyen sürgünler yaşaken
Kokunu sevdiğim güllerde buldum
Bütün adres menzil sana çıkarken
Kokunu sevdiğim güllerde buldum
Sende bahar mevsimini arıyorum
Zümrüt kalbinin sırça sarayında
Gül kokusunu öpmeyi özledim
Miskten koku sinen bakışlarında
Gözlerinde
Gül kokusunu öpmeyi özledim
Her gölgeye sen diye koşan Hayal bekçisi
Ben Kimsesiz yorgun sokakların çiçekçisi
Sen geldiğinde bende mutluluğun zirvesi.
Sarılmadım ama kokun üzerimde kaldı.
Dağlara taşlara anlattım seni özlemimi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!