Hani müstakil evlerimiz vardı,
Pencerelerden çiçekler sarkardı.
Akşam vakti otururken kapıda,
Sokağımız hanımeli kokardı.
Kağıt külahlarda çekirdeğimiz,
Bir köşede yorgun bir pikap
İğnesi takılmış mazime.
Döner durur aynı şarkı,
Adın düşer her kelime.
Tozlanmış eski plaklar gibi
Duydun mu Aysemin?
Sivas’ta kar yağıyormuş.
Tıpkı çocukluğumuzdaki gibi;
Tane tane, lapa lapa…
Duydun mu Aysemin?
Öyle sever öyle seversin ki,
Yıllar geçse de unutamazsın.
Bir gün çıkar karşına
Yanından geçer bakamazsın
Dilin tutulur konuşamazsın
Gurbet elden sana bir mektup saldım
Beklerken,cevabı hayale daldım.
Duydum ki seni ellere vermişler
Yıkıldım orada duymaz olaydım
Bir daha Sivas’a nasıl giderim
Hani;
Giderken bir şarkı söylemiştin ya…
“Elbet bir gün buluşacağız,
Bu böyle yarım kalmayacak” demiştin.
Aldanma dünya malına,
Bir köz ile küle döner.
Bağlanma elin kızına,
Bir söz ile ele döner…
✍️ Celal Özdemir
Emperyalist güçler…
Dünyayı bir pazar gibi görenler,
Toprakları rakam,
İnsanları istatistik sananlar.
Masalarda çizdiniz haritaları,
Mevsimi gelmeden yaprak dökülmez,
Baharda yaprağım döküldü benim.
İhtiyar olmadan beller bükülmez,
Daha gençken belim büküldü benim.
✍️ Celal Özdemir
Kimi sevdadan,
Kimi kavgadan.
Kimi isyandan,
Kimi yollardan yorgun düşer.
Bu yüzden erken ölür şairler…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!