Gel sel yatağına ekme bostanı
Yazıktır emeğin sel alır gider
Çürük dal üstüne kurma yuvanı
Uçurur yuvanı yel alır gider
Tez geçer ey canlar insan ömrü ne
Ey dünya derdiyle dertli,
Gel bir dertliye derman ol.
İçimde gurbet illeti,
Gel garibe tercüman ol.
Davetim var her dert gelsin,
Ham olan gelmesin bizimle yola
Bu yola kemale erenler gelsin
Dost o ki dost ile hem yoldaş ola
Yoldaş ile hem dost olanlar gelsin
Düşmanı dost kılan bir tatlı dildir
Karun'a ne kaldı'ki kar,
Dünyada yar gerek bana.
Saltanata ne gerek var,
Dünyada yar gerek bana.
Sahte dostlara aldandım,
Yolcu uzun bir yol senin önünde.
Ne beklersin yollar seni beklemez.
Altın fırsat işte senin elinde.
Ne beklersin fırsat seni beklemez.
Ne şu geçen günler geri gelecek.
Öyle garibim ki sormayın dostlar
Dünyanın her yeri gurbettir bana
Şu koca dünyaya sığmadım canlar
Öz yurdumda düşen hasrettir bana
Gurbet el neredir sıla neredir
Bizi arif olan görür,
Görmeyen ne göre bizi,
Sarraf cevahiri tanır,
Kalpazan ne bile bizi.
Teraziyi adil kurun,
Sevdayı sorun düşene,
Düşmeyen beni ne bilsin,
Bülbül misali dikene,
Konmayan beni ne bilsin
Aşık ta ikrar olmalı,
Her derdin bir çaresi var
Doğan ölüyor ne çare
Dünya da yaşadığın kar
Gelen gidiyor ne çare
Zaman akıp giden ırmak
Ben bahtiyar olam derken dünyada,
Şu gönlümü ne dertlere salmışım,
Sadakatsiz dosttan umarken fayda,
Meğer ben ne yalanlara kanmışım,
Her gün biraz çoğaltmışım derdimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!