Öyle garibim ki sormayın dostlar
Dünyanın her yeri gurbettir bana
Şu koca dünyaya sığmadım canlar
Öz yurdumda düşen hasrettir bana
Gurbet el neredir sıla neredir
Bizi arif olan görür,
Görmeyen ne göre bizi,
Sarraf cevahiri tanır,
Kalpazan ne bile bizi.
Teraziyi adil kurun,
Sevdayı sorun düşene,
Düşmeyen beni ne bilsin,
Bülbül misali dikene,
Konmayan beni ne bilsin
Aşık ta ikrar olmalı,
Her derdin bir çaresi var
Doğan ölüyor ne çare
Dünya da yaşadığın kar
Gelen gidiyor ne çare
Zaman akıp giden ırmak
Ben bahtiyar olam derken dünyada,
Şu gönlümü ne dertlere salmışım,
Sadakatsiz dosttan umarken fayda,
Meğer ben ne yalanlara kanmışım,
Her gün biraz çoğaltmışım derdimi,
Her daim dönen dünyada,
Ne devranlar geldi,geçti.
Bu yerde tanrıyım diyen,
Firavunlar geldi,geçti.
Sultanım ,Karun um diyen,
Muktedirler geldi geçti.
Ey eski yar senden hiç ayrılmazdım
Sen gideyim dedin ne deyim sana
Saçının teline ben kıyamazdım
Sen yaktın bağrımı ne deyim sana
Yazık oldu onca yıllık emeğe
Ne deyim sana ay kızım,
Ağlatana ağla değmez.
Gerçekten seven üzer mi,
Üzen göz yaşına değmez.
Baba evi ,koca evi,
Dünya da insan halini
Ne anlayan var ne bilen
Bir birinin acısını
Ne his eden var ne duyan
Yeşil vahalar çöl oldu
Nedir dünyadaki derin mucize,
Hayat esrarını kim çözebildi,
Yarım akıl vermiş yaratan bize,
En tamam kitabı kim yazabildi.
Ağaçtan dökülen yaprak kururmuş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!