Şu dağların başında kar,
Yiğit gönlünde sevda var,
Yüreğini kar neylesin,
İçinde hain kurşunlar.
Dağlar yıkılası dağlar,
Ezdiğimiz karıncayız,
börtü böcek,
kedi köpek,
denizde'ki balık,
havada kuş
ve insan,
Yokluğun sızı ruhumda,
Dön'ki sızılarım dinsin,
Bir yarasın can evimde,
Dön'ki akan kanım dinsin.
Yokluğun dur bana gurbet,
Bir ot gibi yaşar,senden bıkarsın,
Hayata kattığın,bir mana yoksa,
Ölümlerden ödün kopar,korkarsın,
Uğruna yaşanır bir dava yoksa.
Yobaza dinini,niye sorarsın,
Gurbetten sılaya sıralı dağlar,
Yare döneceğim,yol belli değil.
Sılanın derdiyle,yürek kan ağlar,
Akar göz yaşlarım,sel belli değil.
Ayağım gurbette,aklım yurdumda,
Ayrılık rüzgarı,savurdu beni,
Elimi atacak,dal bulamadım,
Kaç zamandır gönlüm, aradı seni,
Sana ulaşmaya,yol bulamadım.
Sensiz baharlarım,bahar olmadı,
Keramet akılda,Adem oğlunda,
İnsanlık erkanla,yol ile olur.
Evvel çiçek iken, meyve dalında,
Bin bir esrarengiz hal ile olur.
İnsan ile tarif oldu tanrısı,
Gönül beni çekip sürme yollara,
Ardın sıra koşa,koşa yoruldum,
Nasılda kanmışım,ham hayallere,
Gönül ardın sıra,boşa yoruldum.
Bak gönül yurdumda, borana kışa,
Bizi arif olan görür,
Görmeyen ne göre bizi,
Sarraf cevahiri tanır,
Kalpazan ne bile bizi.
Teraziyi adil kurun,
Sevdayı sorun düşene,
Düşmeyen beni ne bilsin,
Bülbül misali dikene,
Konmayan beni ne bilsin
Aşık ta ikrar olmalı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!