Çekimserliğin Defteri Şiiri - Hüseyin Er ...

Hüseyin Erdinc
247

ŞİİR


22

TAKİPÇİ

Çekimserliğin Defteri

ÇEKİMSERLİK DEFTERİ

Öyle çekimserim ki şu hayatta,
adım atmayı bile beceremiyorum.
Sanki yer, ayağımın altından değil de
ben yerin içinden çekiniyorum;
basarsam incinecekmiş gibi dünya,
yürürsem uyanacakmış gibi kader.

Bir eşiğin önünde bekleyen
eski bir gölgeyim belki de;
kapı açık,
oda aydınlık,
ama içeri girmek
bütün ihtimalleri üzerime yıkacakmış gibi.

Adım atmak dediğin nedir ki?
Bir harfin diğerine yaklaşması mı,
yoksa iki yalnızlığın
yan yana gelince kalabalık sayılması mı?

Ben ki,
cümle kurarken bile
fiillerin sonuna saklanırım;
özne olmaktan korkarım,
yüklem olmaksa
tam bir felaket.

Yanlışlıkla “gel” desen mesela
bak yanlışlıkla diyorum,
ağzından kayıp düşse
bir davet kırıntısı…

Heyecandan öleceğim.

Ama bu öyle bir ölüm ki
kimse fark etmeyecek:
çünkü ben zaten
yaşamayı hep içimde yapıyorum.

Dışarıdan bakınca
sakin bir adamım;
otobüs bekler gibi beklerim hayatı,
geç kalmış bir trenin
gelmeyecek anonsunu dinler gibi.

Kalbim,
göğsümde çalışan bir panik butonu;
basıldıkça büyüyen
isimsiz bir yangın.

Senin haberin yok.

Sen,
günlük konuşmaların arasında
beni hiç kullanmadığın bir kelime gibi
rahatça dolaşıyorsun;
ben ise
her hecenin kıyısında
düşmemeye çalışan bir anlamım.

Bir gün
yanlış bir zamanda,
yanlış bir suskunlukta
yanıma oturursan mesela,
ellerin masaya değse
ve masanın hafızası ürperse —
ben orada
yine susarım.

Çünkü konuşursam
bütün ihtimaller gerçek olacak;
gerçek olursa
geri dönüş kalmayacak;
geri dönüş olmazsa
ben nereye saklanacağım?

İnsan bazen
kendi ihtimalinden korkar;
olabileceği kişiden,
söyleyebileceği sözden,
tutabileceği elden.

Ben,
tutarsam bırakmamaktan;
bırakırsam
bir daha hiçbir şeyi tutamamaktan korkarım.

Bu yüzden
ellerimi cebimde taşıyorum:
kimseye değmesin diye değil,
alışmasın diye.

Bir akşamüstü
adımı seslensen mesela,
başımı çevirirken bile
geç kalırım kendime.

Sen bunu
utangaçlık sanırsın;
oysa bu,
içimde büyüyen
bir felaketin provasıdır.

Senin haberin yok.

Ben her gün
sana gelmemeyi başarıyorum;
her gün
söylememeyi,
bakmamayı,
anlamamayı…

Bir insan
kaç kez vazgeçebilir
aynı ihtimalden?

Ben saymayı bıraktım.

Çünkü bazı sayılar
arttıkça eksilir;
bazı mesafeler
yaklaştıkça büyür;
ve bazı insanlar
hiç dokunmadan
ömür boyu iz bırakır.

Yanlışlıkla “gel” desen —
bak yine yanlışlıkla diyorum —
dilim tutulacak,
zaman bükülecek,
ve ben
o tek kelimenin içinde
yaşamayı unutacağım.

Senin haberin yok.

Ben,
bir davetin eşiğinde
yıllardır bekleyen
çekimser bir ihtimalim.

17 Ağustos 2022
Hüseyin Erdinç ✍🏻

Hüseyin Erdinc
Kayıt Tarihi : 25.2.2026 17:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!