sevdiğim tüm renklerden mahrum bıraktın gözlerimi
hapsettin siyaha
oysa
birlikte geçiyorduk gökkuşağının altından
her sabah
Nefesimden bir nefes al
Göğüs kafesinden,
sevda güvercinlerini
sal
Umutla bakalım güne
Aramizda kilometreler yok
Bir soluk arası mesafedesin
Bilmiyorum
kaç durak geçecek
bana dönmen için..!
.
Göz nereye bakar , gönül oraya akar
Gönül nereye akar ayak oraya koşar
demiş Mevlana da biz yinede tembellik ederiz
Ölüm var demeyiz ..
yürür gibiyim bir ipin üzerinde
soluğum kesik
yüreğim sessizleşip
dengeyi koruyor
apansız kaçan uykunun başında tuttuğum nöbetlerde
boşuna ve beyhude olmasın bu bekleyişler
yarınım sandığım o gözler
kara zindanmış meğer
gecenin en derin karanlığını delmek için
Eskiden çok eskiden
Fotoğraflar siyah beyazken
Küçük bir bir kız çocuğu baktı albümden
Büyüdü gözler önünde
ama ben hiç görmedim onu büyürken !
Bugün bile Siyah beyaz fotoğrafların renkli anıları bizi yalnız bırakmaz.
Çocukluğumda ki bayramlar gelir aklıma
erkenden kalkılır kahvaltı öncesinde bayramlık kıyafetler giyilir
babam bayram namazından gelene
dek de sofra kurulmuş olurdu ,
senden vefalı çıktı yokluğun
acı kol kanat gerdi gün gün
üç günlük dünyada
hasretinle doydu yürek
Doydu üç öğün !




-
Sabri Akalın
-
İbrahim Kurt
-
Sabri Akalın
Tüm YorumlarYa sen bulunmak istermisin ..!
Elbette.. İlk bulduğun gibi!
sen öyle san
senden habersizliğim acıtır canımı
duam oldun dudaklarımda
ölümdür kavuşamamanın adı
ölüm ,
çoktan çalmıştı kapımı
ah bende ki umut olmasa !