Olur da gidersen, öperim gözlerinden,
Karanlık düşmesin diye ardından…
Şayet kalırsan, tutarım ellerinden,
Bir ömür ısınsın diye avuçlarımızdan.
Söyle, ömrüme ziyan verenim...
Sen mi geldin, yoksa ben mi aklımı yitirdim?
Sen mi yüreğime mıh gibi işledin,
Yoksa ben mi seni ölesiye çok sevdim?
Ey benim sürgünlük otağına baş koymuş
umudumun dolunayı!
Gelmeyeceksen söyle.
Sözünü esirgeme benden.
Öyle yalnızım ki bu aralar
Gidecek yer bulamadım
Kendimi kendime misafir ettim
Kapattım bu gece tüm perdeleri
Kimse görmesin kimse, duymasın diye.
Bitek yalnızlığımı dinliyorum şimdi.
"Bu gece selası okundu bu sevdanın...
Artık sustu yüreğimin minareleri,
Bir dua gibi uğurladım adını..
Şimdi özgürsün, SEVDİĞİM...
Avuçlarımdan özgürlüğe saldım seni,
Bir özlemle yanar yüreğim,
Adı konmamış sızı gibi...
Özlüyorum seni, CâN,
Sensiz karanlıktayım, CâN…
Beni bir sensizlik,Bir de karanlık korkutur...
Öylesine bir his benimkisi,
Sarıl, okşa, öp demiyorum da...
Ne bileyim,
Kokun sinsin diye azıcık yakın duramaz mısın..?
Özlemin Sessiz Öğretisi
Özlem, insanın içindeki en sessiz yangındır.
Dışarıdan bakıldığında hiçbir iz bırakmaz;
ama içeride, kalbin en kuytu köşelerinde yanar,
Gölge mi bile yük hissettiğim bugünlerde;
Küskünlerimi kuytulara bıraktıysam sebebine bakmadan,
Uçurumun dibinde asılı bıraktıysam kırgınlıklarımı,
Bil ki artık taşıyacak gücüm kalmadığındandır…
Ve hâlâ nefes almak için bir sebep bulabiliyorsam,
Bu biraz alışkanlık, biraz umut kırıntısı,
Ey sevdasını yüreğime nakşetmiş,
Söz olup duâ'ma düşen yâr,
Söyle bana,
Daha kaç dua etmeli yokluğun da,
Yalvarışım şükre ne zaman döner...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!