**Ruhun, kalbin beklediği gelmezse,
Geceye uyku mu gelir hiç?
Gözlerimde yorgun bir yangın,
İçimde susmayan bir feryat kalır.
Kaç yüzyıL ötem desin bilLmem ama
Rüzğarın kokusu burnumun direğini sızlattı
Yoksa...
Pencereyi açık mı unuttun..
@dsız..
30 temmuz 2025
Bu günlerde günler birbirine karıştı...
Saatin kaç olduğunu, çeyreğin geçip geçmediğini bilmiyorum...
Zaman akıp gidiyor...
Ama ben onu yakalayamıyorum...
Gözlerim saatlere takılmıyor artık...
Sabır diyorsun ya hafız...
sabrede , sabrede katili oldum ömrümün....
@dsız..
16,09,2025
“Sadakat, kar taneleri kadar temiz olmalıydı;
oysa sen başka mevsimlerin yağmuruna karıştın…
Soğuğunu yitiren her söz gibi eridi inancım,
iz bıraksın diye düştüğüm satırlarda ben kaldım.
Ve anladım;
kendini anlamayana kendini anlatmak,
Seni Sende Yaşadım
Seni sende yaşadım dün gece
Gözlerin kadar kalbin de
yorgundu.
Yıldızlar kadar dağınıktı umutların
Sahi anne
Sen beni kaç kez doğurdun ki..?
Ben bu kadar çok öldüm.
Hangi mevsimde papatyalar açardı,
Hangi mevsimde kar yağıyordu
Unuttum anne...
Sahi senin yüreğin hiç ayazda kaldı mı?
Bir sabahın en sessiz vaktinde,
Soğuk bir rüzgâr gelip de içini titretti mi hiç?
Gözbebeklerinde dondu mu umut,
Kalbinin atışı bile yankılandı mı yalnızlıktan?
Sahi neydi sevda!
İstenmediğin bir gönülde
kendine yer açmaya çalışmak mıydı,
adı anılmayan dualar gibi
sessizce beklemek mi?
Bir kalbin kıyısında
Sorgusuz gitmelerin vardı senin…
Kapıyı çarpmadan çıkan vedaların.
Hesapsız nefretin mesela;
Sebepsiz başlayan, iz bırakıp giden.
Usandıran görmezden gelişlerin vardı senin,
Bakıp da görmemek gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!