Çektiğim ıstırabın yok mudur bir sonu
Dışımda mor sümbüller, içimde dallarım kuru
Yana yana közlendim ben, durmam artık
Feryadımı yok duyan, yok bir yudum suyu
Öldüm dedikçe bir nefes daha çekiyorum
Ara ara geçiyorum o sokaktan
Seni düşünüyorum o zamanları
Gülüyordun yanıma geldiğinde
Hep o güzellikte kokuyordun
Bir paketin içine koy sen beni
Belki biraz yorgunluğun var hayata karşı
İnsanlar yoruyordur belki de
Her yeni gün ve yeni başlangıçlar
Artık şans vermelisin kendine
Sayılardan ibaret değil ki ömür
Kahkahalarla güldüğüm fotoğraflarıma bakarken siz
Cenaze namazını kaçıracaksınız
Vura vura tempo tuttuğunuz tabutumun içerisinde ben
Yıkanacağım kendi gözyaşlarımla son kez
Diyecekler ki biz iyi, mutlu bilirdik onu
Başın gövdene ağır olunca
Göz kapakların kararınca
Sıcak yastığın seni cagırınca
Kalk ayağa, yatmaktan hayırlıdır
Uykular alemi çağırır seni
Yapayalnızım
Etrafım yangın yeri ve ben üşüyorum
Durduramıyorum titreyişimi
Ellerim sanki benim değil
Parmaklarım bir başkasının
Kendi sesim yabancı bana
Yürüyorum deli şehrin sokaklarında bugün,
Isındı vücudumun her köşesi, ama neden üşüyor kalbim?
O kadar ses var etrafta, kalabalık bu mecralar,
Neden yalnızım peki, neden düştüğüm bu efkâr?
Kahkahalarım çok sesli, gürültülü, hiç eksik olmuyorlar,
Zaten iyi olmayan hayatımda
Bir sen varsın sevdiğim
Üzersin ekseriyetle, yaptıklarınla
Derde dert katarsın sevdiğim
Farklısın hepsinden, tüm renklerden ayrı
İnce ince öğütüp demledim seni
Kokunu içime çektim, nefes aldım
Aşikâr etmedim, sırladım içimde
Diyemedim kimseye, elimle ağzımı kapattım
Beyhûde çabalar, boş umutlarla
Elem oldun git işine
Beni bırak kendi başıma
Yana yandım kar ayazda
Sana vurulduğumdan beri
Bi güldün, aktın içime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!