Çektiğim ıstırabın yok mudur bir sonu
Dışımda mor sümbüller, içimde dallarım kuru
Yana yana közlendim ben, durmam artık
Feryadımı yok duyan, yok bir yudum suyu
Öldüm dedikçe bir nefes daha çekiyorum
Ara ara geçiyorum o sokaktan
Seni düşünüyorum o zamanları
Gülüyordun yanıma geldiğinde
Hep o güzellikte kokuyordun
Bir paketin içine koy sen beni
Belki biraz yorgunluğun var hayata karşı
İnsanlar yoruyordur belki de
Her yeni gün ve yeni başlangıçlar
Artık şans vermelisin kendine
Sayılardan ibaret değil ki ömür
Kahkahalarla güldüğüm fotoğraflarıma bakarken siz
Cenaze namazını kaçıracaksınız
Vura vura tempo tuttuğunuz tabutumun içerisinde ben
Yıkanacağım kendi gözyaşlarımla son kez
Diyecekler ki biz iyi, mutlu bilirdik onu
Başın gövdene ağır olunca
Göz kapakların kararınca
Sıcak yastığın seni cagırınca
Kalk ayağa, yatmaktan hayırlıdır
Uykular alemi çağırır seni
Yapayalnızım
Etrafım yangın yeri ve ben üşüyorum
Durduramıyorum titreyişimi
Ellerim sanki benim değil
Parmaklarım bir başkasının
Kendi sesim yabancı bana
Bir demet gül bıraktım merhum gönlüme
Beni cenaze edene yazıklar olsun
Bir tas su dökemedim gasilhanede
Beni abdestsiz gömene yazıklar olsun
Bu dünyayı sevmedim nesine bakayım
Hakk'ın sahih kulları meyletmezler günaha
Başını çevirir de talip olmaz mazlumun aha
İnsan olanın derdi erişmek ise feraha
Sağa sola taşma, kabına sığın yiğidim.
Bakma sen, onlar deli, çiğ çıkar hep sesleri
Neyi kaçırmaktan korkuyorsun ki
Uyumadın hâlâ
Bir şey var, bir kaygı, bir sıkıntı
Kulağının içerisindeki cılız çınlamadan başka
Bir de soluk alış verişinin
Yürüyorum deli şehrin sokaklarında bugün,
Isındı vücudumun her köşesi, ama neden üşüyor kalbim?
O kadar ses var etrafta, kalabalık bu mecralar,
Neden yalnızım peki, neden düştüğüm bu efkâr?
Kahkahalarım çok sesli, gürültülü, hiç eksik olmuyorlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!