Çok dertleniyorum bazen kendimden başkasını
Düşünüp duruyorum onu öylece hududumu aşarak
Söylesem olmuyor, söylemesem içime tükeniyorum
Bir soğuk su vuruyorum yüzüme, Ya Rabbim diyorum
Haydi kalk ne olursun ayağa, sarsıl kendine gel
Hiç düz bir çizgi çizemedim ben
Hep çıktım yörüngeden, ama
Unutmadım varacağım yeri
Varamadım ama çok yaklaştım
Öyle sandım belki de, avundum
Güç oldu kopuşum bugün Avrupa’dan
Kimler bu trafiği kilitleyip kapatan
Şükür ki veriyor sabrını Yaratan
Ah İstanbul, of İstanbul, öf İstanbul
Burak Duru der ki ben Divane’yim
Dünya kadar yer var burda canım
Neden duruyosun dibimde
Metrekare başına oksijen düzeyi
Var biliyo musun bilimde
Gölgem bile bana müsaade ediyor
Elem oldun git işine
Beni bırak kendi başıma
Yana yandım kar ayazda
Sana vurulduğumdan beri
Bi güldün, aktın içime
İnce ince öğütüp demledim seni
Kokunu içime çektim, nefes aldım
Aşikâr etmedim, sırladım içimde
Diyemedim kimseye, elimle ağzımı kapattım
Beyhûde çabalar, boş umutlarla
Serin sular doldurdum gönlümden
Hem sana hem bana, içelim diye
Hazırladım en süslü, renkli, kristal bardakları
Bismillah deyip, içecekken kana kana
Yine bir iş, yine bir dert, yine bir engel
Kursağımda kaldı
Ne bundan öncesi, ne bundan sonrası
Kalbime taş gibi oturdu ayrılığının acısı
Tatmaz olaydım, öyle sogukmuş ki sızısı
Bugün; sensizliği, yalnızlığı gördüm annem
Yüzümdeki sakalıma bakıp, sanmayasın büyüdüm
O kadar ses var, duymuyor kimse kimseyi
Ne yanındaki, ne de içindeki sesi
Sözlerini bilmediğim şarkılar ardına bağlandım, gittim
Bulamıyorum, kaybettiğim kendimi
Nice gözyaşları gördüm, eğlenip mutlu görünen
Çektiğim ıstırabın yok mudur bir sonu
Dışımda mor sümbüller, içimde dallarım kuru
Yana yana közlendim ben, durmam artık
Feryadımı yok duyan, yok bir yudum suyu
Öldüm dedikçe bir nefes daha çekiyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!