Sen benim
sessiz şarkılarımı duyabiliyor musun
oysa ki
ne çok keyifliydi mırıldanışlarım
sen benim çalakalem yazdıklarımı okuyabiliyor musun
fazlasıyla
Akarsuların ömrünü sormayın bana
gözünün yaşını Lilit'e,Havva'ya
zifiri karanlıkta
kavuştuysa denize bir nehri Tuna
sormayın nereden geldiğini
ne taşlar
Bir gün daha eksildi ömürden
su düştü akşamın üzerine
uykusuz gece düştü sabahın seherine
dışarıda
ne gam ne keder
civciv sarısı br güneşin altında
Bir sufi yalnızlık şarkısı söyleniyor uzaklarda
kendinden geçmiş, dokunma
masmavi bir gökyüzü yıkıyor ortalığı, hesapsız kitapsız
daracık sokakta çalgı çengi
karşı yarım kürede neler oluyor, az ötesi bulut karası zaman
ortalıkta hüzün parçacıkları saçıntısı
Gece sonsuz
En uzun dizelerimi aldım yanıma
Sabaha kadar içmek istiyorum bu defa
Harfleri yudum yudum
Kelimeleri bardaklara koydum da geldim
Şişenin içinde saklı mısralar
Düşünsene
bizi alıp gidecekmiş coşkun dalgalar
bilmem ki nereye
balıklar komşuluk edecekmiş ikimize
sudan evler yapacakmış kaplumbağalar
yavaş yavaş
...
Hangi taşın toprağın sesi olayım suna
çiçekler bezemiş yüce dağları
ovalardan nasıl haber salayım sana
yazmak kolay
anlatmak zor sevgili...
Sararmış yanakları
adı kimsede olmayan kızgınlıklar
taşıyordu
ne mahalle bakkalı, ne manav
ne köşedeki
otuz yıllık
Ağrıların dokunur yüreğime
sürgüsüz
kapıların sessizliği
merhem olur
yazgısız zamanlarda
burkulmuş hayatların hikayesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!