Hepsi olur sırayla
bazen önüne geçer biri ötekinin
gözyaşı olur
ocaksız yangınlar
yolsuz yolaksız duraksamalar
bir ömre bedeldir yasayamadıklarımız
...
Yarı açık bir pencere kanadından
sözler
uçuştu havaya
akşamdan geriye kalan/son kırgınlık
geceye selam duran/zoraki
Şiraze
Süreli aşklar geldi geçti ol garip gönlümüzden
fazlasıyla ömürlüktü hasretlik günleri
bütün duraklar, istasyonlar ve hamaklar kadar güzeldi gözlemek anı
sevmeyi bilmeden aşık olmayı öğrendik sevgilinin gözlerinde...
İçimdeki derin bir uykusun sevgili
gözlerini kapattığında
kirpiklerinden aşağıya sarkan mavi su
sır pembesi dudakların
ve avuçlarında bir dünya sessizlik
ne rüya gördüğünü unutur, ne gece sabahsız günü
Sarı bir yorgan gibi örttüm
güneşi
zifir renginin üzerine
acılarımı da götürmüşsün giderken
üşüyorum
yokluğunda sabah sızım
sen soğuksun
yaşadığın şehir soğuk
bilirsin eski şehrin havasını
hiç bir şey değişmez kendiliğinden
buz erimez
kar kalkmaz üzerimizden
Ben bir sokak çocuğuyum
Sayın evi barkı olan insanlar
Dört duvarı, ısınacak sıcağı bulanlar
Benim adımı sizler koydunuz sokaklarımda yürürken
“Sokak Çocuğu “dediniz bana
Evet öyleyim
geceyi bekle
gündüz demini alsın hüzünler
içtikçe azalır ömürden
şarabın sonu yok
üzüm çekirdeği kadar yer kaplıyorsa
yüreğinde şu yalan dünya
Sen Kasım'da gel
Ekim’de ben ağlarım ikimizin yerine
Eylül sarı yapraklarını döker dökmez
çekip gitti buradan
Şimdi hazan mevsimindeyiz sevgili
Hüzün kokulu günler geçiyor
Şimdi hazan mevsimindeyiz sevgili
Hüzün kokulu günler geçiyor gözlerimin önünden
Gözyaşına beş kala, ayrılıktan az önce
Ekim’de ben ağlarım ikimizin yerine
Eylül yapraklarını döker dökmez
Çekip gitti buradan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!