Tek olan da sevilir
Hem de çok, birden çok sevilir
İki sevilir…Üç sevilir…Sonsuz sevilir…Sevilir de sevilir
Sorgulanmadan
Belki elde avuçta başka yok diye
Tüm kaygılardan uzak bir hayat düşlerim zaman zaman
Donacakmış çise, eriyecekmiş kar, üşüyecekmiş nev-bahar
Hiçbiri olmaz aslında, gerçeküstü beklentilerim
Ve ben küserim
İşte budur benim serim, her zaman başımın üstünde kavak yelleri gibi eserim
...
daldan bir sevda düşer/aşağıdan yukarıya/tersince/
rüzgar eser
yemyeşil otlar/kahverengi toprağın içine kaçar
ve sen geçersin/aklımdan/eski gün gibi
anlatmak zor/anlamak daha da çetrefilli/
Varlığa yokluğa düşerse yolun
Uzanır mı harama kısacık kolun
Neredeydin muhterem, nicedir sağın solun
Hani ya tanrılar, hani ya kulun...
Ölmez otu versem atarsın ağza
Önce hayatın kendisine teşekkür edelim
Sımsıkı sarılanlara sonra
Kağıttan uçak yapan çocuklara
İnatla kağıttan bir gemiyi suda yüzdürenlere
Mutluluğa kulaç atanlara
Misket oynarken kazandıktan sonra yeniden paylaşanlara
Sen ki bıktırırcasına/geç/doğan güneş, umarsız sabah
kimin hüznünde asılıdır seherin/öyle derbeder
hangi zulmün/eski şarkılarını misafir ediyorsun/yüreğinde
varacağımız günlerin isyanı/değilsin artık
durma/tez git bu elden
zurnanın zırt demediği/el davulu tokmağı
Çürük elmaları koydunuz yine önüme,
Sağlamından haberim yokmuş gibi.
Cebimde, cepkenimde bayat kuruyemişler;
Şanssızlığım nedir bilir misiniz?
Ben bayat güne yüz sürmem ve o hep peşime düşer...
Bütün saatler kuruludur önceden
eninde sonunda beklenen haber gelir
bir yere
geç kalınmış
uyuyakalınmıştır sabahın seherinde
yolun yarısını
Belki son günümüz; vakitlerden yarın
Gönlümüzde yar tutacak o son düğünümüz
Kardan beyaz
Gülden tomurcuk; ilkyaz, bahar sevgili
Say ki her dileğimiz; dikensiz, dalsız bir gökyüzüymüş meğer...
Üç ayaklı bir masa
cam bardak doldu boşaldı üzerinde
kırılgan
ağladı ağlayacak
komşusu kirli tabak yapayalnız
onun için tutuşmuştu kavgaya çatal bıçak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!